2025 yılında bölgedeki jeopolitik gerilim ve iklim değişikliğinin getirdiği mevsim kaymasının damga vurduğu turizm sektöründe sene başında konulan 64 milyar dolarlık turizm geliri ve 65 milyon turist hedefinin tutturulmasına kesin gözüyle bakılıyor. Yılı değerlendiren turizmciler en çok bölgedeki savaşlar, sabit döviz kuru, enflasyon ve artan maliyetlerden zorlandıklarını belirtirken yerli ve yabancı turistler ise pahalılıktan şikayet etti.Turizmciler, 2026’nın dirayet yılı olmasını beklediklerinin altını çizerek öngörülerini sıraladılar. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nin (AKTOB) yeni yıla ilişkin beklentileri içeren anketi yayımlanırken sektör temsilcileri, hem Avrupa hem da Rusya-BDT pazarlarında yüzde 5-10 arasında artış bekliyor. 2026 yılı için turizmde en önemli risk, sektör temsilcilerinin yüzde 40’ına göre yüksek enflasyon olarak öngörülürken yüzde 22’si rakip destinasyonlarla fiyat rekabeti, yüzde 20’si nitelikli personel eksikliğini gösteriyor. Sektörün öncelikli ihtiyacı sorulan sektör temsilcileri, yüzde 21 ile vergi yükünün azaltılmasına dikkat çekerken sektör ayrıca 12 ay turizm teşviki, insan kaynakları tedbirleri, yeni pazarların geliştirilmesi, maliyet-kur makası etkilerinin en aza indirilmesi taleplerini sıraladı.Turizm sektöründeki 2026 yılına ilişkin genel beklentiler madde madde şu şekilde açıklandıo:2026’da sektörün gündemi yine sabit döviz kuru, enflasyon ve artan maliyetler olacak. Tüketiciler ise fiyat avantajına daha da duyarlı olacak. 2026’da eğer iç pazarda turistler yüksek fiyatlarla karşılaşırsa otellerde doluluk sorunu yaşanacak. Yerli turist son dakika indirimlerini takip edecek.2025 yılında Türkiye’deki tatillere kıyasla daha ekonomik olduğu için yurt dışı turlarına ilgi gösteren vatandaş için bu yıl da aynı yolu izleyecek. Vize sorunu nedeniyle Balkanlar, Mısır, Dubai, Uzakdoğu 2026’da da talep görecek. 2025 yılında kruvaziyer turizmine ilgi arttı, ülkeye 2 milyondan fazla turist geldi. Bu artışın sürmesi de beklenen bir diğer gelişme. İç pazarda; Antalya, Bodrum, Marmaris ve Kıbrıs’ın 2026’da da en çok tercih edilen bölgeler olması bekleniyor.2026 yılının şehir otelleri açısından biraz daha zor geçebileceğini belirten Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, bunu aşabilmenin yollarından birinin low cost havayolları uçuşlarının artırılması olduğuna işaret etti. Low cost havayolu, giderleri en düşük seviyeye çekerek ucuz uçak biletini mümkün kılan düşük maliyetli havayolu firmaları için kullanılan bir tabir. Uçuş fiyatlarının yüksekliğinin Türkiye’ye doğrudan seyahat etmek isteyen turistler açısından caydırıcı olabildiğine dikkat çeken Eresin bu konuda kalıcı çözümler geliştirildiğinde, özellikle Avrupa pazarında beklentilerin üzerinde bir artış yakalanacağını kaydetti. 2025 yılında her şey dahil resort otellerin iç pazarda öne çıktığını belirten Tatilsepeti Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal ise yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:''Artık sadece otele gidip dinlenmek yerine farklı yerler görmek, deneyimler yaşamak, sosyal medyada gördüklerini birebir deneyimlemek isteyen bir turist profili var. Tatilcilerin deneyim odaklı bu eğiliminin 2026’da daha da artmasını bekliyoruz. Deneyim odaklı taleplerde iç pazarda Ege, Karadeniz yaylaları, Kapadokya’nın öne çıkmasını ve tatil çeşitliliğinin artmasını bekliyoruz.''
İLGİLİ HABER
Türkiye turizmi 2026 yılında nasıl olacak?






























