Yazı Detayı
24 Haziran 2019 - Pazartesi 21:21 Bu yazı 866 kez okundu
 
SAĞLIK TURİZMİ, SES VER!
Selin BULUT
haber@turizmhabermerkezi.net
 
 

Sağlık turizmi; international yani uluslararası ayağı olan bir konu. Günümüzde bir hastane açmak, onu yönetmek bir de içine sağlık turizmi yani yabancı hastaların gelmesi ve doğal olarak oluşan uluslararası arenada pazarlama-yönetim hizmetini sunmak, kadro oluşturabilmek gerçekten zor mesele. 
 


Neşter, kim işinin ehli ise ona verilmeli!

 

İşini iyi yapan bir iletişimciye, bir yöneticiye, bir ustaya! Yeter ki doğru tespit ile doğru zamanda doğru müdahale yapılsın; o cesareti kendinde bulsun. 



Ülkemizde yapılan sağlık turizmi konusunda; deniz, kum, güneş ve cerrahi rüyasından bir an evvel uyanmamız gerektiğini vurgulayan International Medical Assistance ( IMA ) şirketinin sahibi ve Global Asia Group yönetici ortağı Levent Uyanıker, Brezilya'nın evcil hayvanlara dahi estetik ameliyatlar sunan veteriner hekimler olduğunu söylüyor. Kimsenin estetik ameliyatında gözümüz yok ama ülkemin kapasitesinden ve doktorlarımızın zekasından hep emin oldum; amaç daha iyiyi yakalayabilmek. Bu nedenle neşter bu kez, global anlamda sağlık turizmi analizlerini www.washingtonhatti.com internet sitesinde paylaşan, TBD Özel Ödüllü Levent Uyanıker'in  elinde. 

- Tıbbi seyahat endüstrisi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de dikkatleri üzerine toplama devam ediyor. Yenilikçi yaklaşımlara, üstün teknolojiye ve daha iyi bir altyapıya her zaman olduğundan daha çok ihtiyacımız var. Bunun yanı sıra Türkiye, kamu-özel ortaklıkları ile ciddi bir sınavdan geçmeye hazırlanıyor. Sağlık turizminde yükselen trend nedir ?
 

Önümüzdeki yıllarda yüksek kaliteli sağlık hizmeti sunumu ve düşük maliyet, medikal turizm piyasalarında Türkiye'nin nerede olacağına karar verecek. Özellikle şehir hastanelerinde teknolojiden çok insan kaynaklarına yönelik yüksek kaliteli sağlık hizmeti sunumunu zorlu günler bekliyor. Kamu hastanelerinde tıbbi ve tıbbi olmayan personelin medikal turizm dalgasının yarattığı paradigmayı teğet geçip geçemeyeceğini hep birlikte göreceğiz. Yabancı hasta almaya soyunan kamu hastaneleri personelinin 'devlet memuru' kıyafetini çıkararak 'hasta' ve 'yabancı hasta' odaklı çalışmasının önünde bir zihin devrimi yatıyor. Artık ülkeler medikal turizm hedeflerini açıklamakla kalmıyor, ' Medical Value Travel' yani 'Tıbbi Değer Yolculuğu'  kavramına doğru geçiyorlar. Türkiye'nin gerçekçi ve ulaşılabilir bir medikal turizm hedefini açıklarken MVT hedefini de açıklaması gerekiyor.

 

Medikal turizmde ciddi stratejiler üreten ülkeler MVT hedeflerini net olarak ortaya koyuyorlar. MVT bir ekosistemi işaret ediyor bize . Hastanın tıbbi tedavi giderleri dışında ülkede yapacağı tüm harcamaların aynı sepette değerlendirilerek ortaya çıkan değerler aynı zamanda MVT' ye proaktif eylemler kazandırıyor.


- Tıbbi değer yolculuğu, Türkiye için yeni bir kavram. Bunu biraz açabilir miyiz?
 

Tıbbi değer yolculuğu, hastalara daha iyi tedavi seçenekleri sunmanın yanı sıra, hasta alan ülkeye de stratejik kazanımlar sunuyor. İstihdam yaratma, kültürel değişimleri teşvik etme becerisi, ülkenin 'yumuşak gücünü' yansıtarak yabancı hastaların ülke imajına olumlu katkısı bu kazanımlar arasında geliyor. Bir terim olarak, MVT'nin tıbbi tedaviden faydalanmak için sınır ötesi bir ülkeden en az bir gece olmak kaydıyla ülkeye gelen ziyaretçileri tanımladığını söyleyebiliriz. Ülkedeki yerleşik yabancıların tıbbi tedavi talepleri MVT içinde değerlendirilmiyor.


MVT hastalarının yurtdışında bakım arayışında oldukları göz önüne alındığında, ev sahibi ülkenin hastalarla etkileşim kurmaları bir zorunluluk haline geliyor. Bu etkileşim tıp dışı alanlarda da kendini zorunlu kılıyor. Bu nedenle ülkeler MVT'nin kolaylaştırılması için şimdiden kollarını sıvamış durumdalar. Ellerinde ise en güçlü anahtar 'hasta odaklılık' kavramı. Hastanın kalacağı otel nasıl hasta odaklı hale dönüşebilir? Hastanın hastane dışındaki ulaşımı nasıl hasta odaklı olabilir ? Hastanın dışarıda yiyeceği yemekler, yapacağı alışveriş, GSM sektörünün hizmetleri, hastane dışında ihtiyacı olan tercümanlık hizmetleri, hukuki arayışına yanıt verebilecek sistemler ilk akla gelen ve MVT ekosistemindeki paydaşların önemine işaret ediyor.


Sizin de hemen fark edeceğiniz gibi MVT, bir hastanın birden çok etkileşimde bulunmasını gerektiren son derece ilgi çekici bir deneyim. MVT ekosistemindeki paydaşlar ise deneyimin kalitesini belirlemede önemli bir role sahipler. İşin zorluğu da burada yatıyor. Bu nedenle medikal turizmde 'marka şehir' söylemlerinin sahipleri olan karar vericiler MVT kavramı ile daha yakından içli dışlı olmaya bugünden kendilerini hazırlamaları gerekiyor.


- Tıbbi değer yolculuğunu kavramını ön plana çıkaran ülkeler var mı ? Bu ülkelerin MVT ajandasında neler var ?

 

NITI Aayog (Hindistan'ı Dönüştürme Ulusal Enstitüsü), Hindistan Hükümeti ve medikal turizm konusunda çalışan düşünce kuruluşları, MVT' yi başlıca büyüme faktörlerinden biri olarak tanımlayarak bu büyümenin yol haritası üzerinde çalışmaktadırlar. Hindistan 2020 hedefine bu şekilde hazırlanmaktadır. Bu nedenle Türkiye'nin salt 'sağlık turizmi'  olarak açıkladığı 2023 yılında 20 milyar dolar hedefin altında ciddi bir boşluk yatmaktadır. Dünyada MVT destinasyonları arasında liderliği ele alan Hindistan'ın 2020 hedefi ise 8 milyar dolardır. ( MVT hedefi değil). MVT hedefi ile birlikte Hindistan'ın toplamda 16 milyar doların üzerine çıkması beklenmektedir. Hindistan'ın, dünyadaki altıncı en büyük ekonomi olduğunu, 2022 yılına kadar 5 trilyon dolarlık bir ekonomi olmaya ve 2030 yılına kadar 10 trilyon dolarlık bir ekonomi olmayı hedeflediğini de unutmamalıyız.


- Türkiye, MVT değerini nasıl arttırabilir?
 

Türkiye resmi olarak MVT yıllık rakamlarını henüz açıklamış değil. Bu konuda bir çalışma olup olmadığını da bilmiyorum. Ancak manzaraya bir adım geriden bakarak Türkiye'nin x değerli MVT değerini x+1 yapabilmesi için öncelikle tıbbi vize uygulamasını acil olarak devreye alması gerektiğini söyleyebiliriz. Deniz, kum, güneş ve cerrahi rüyasından bir an evvel uyanarak ülke odaklı tıbbi vize uygulamasına geçilmesi bir zorunluluktur. Bu uygulamayı hayata geçirmek dışında, uygulama problemlerini yakından takip ederek tıbbi vizenin verilmesinde gecikme olduğu yerlerde odak ülkeleri belirleme yetersiz kadro ve kaynakları artırmaya odaklanması gerekmektedir. Büyükelçilik ve konsoloslukların;  'Görmedim, duymadım ve bilmiyorum'  yaklaşımları ivedilikle yakın plana alınarak ülkenin ihtiyacı olan dövizin girebilmesi için 'devlet memuru' zihniyetinin terk edilmesi ve ülke kazanımlarının ön plana çıkartılması gerekmektedir. Bu da zihinsel bir dönüşüm ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır.


Vize işlemlerinin daha hızlı işlenmesi için güvenlik nedenlerinden dolayı çoklu doğrulama teknolojilerinin devreye alınması önemli bir adımdır. Bunun yanı sıra odak ülkeler için tıbbi vize maliyetlerinin düşürülmesi önemli bir konudur. Tıbbi vizelerin elçilik ve konsoloslukların dışında bir 'karaborsa pazarına' dönüşmesi engellenmeli ve şirket üzerinden verilen vizelerde yaratılan güçlükler en aza indirilmelidir.


- Sağlık turizminde başarı grafiğini yükselten ülkeler kimler ve Neden?
 

Medikal turizm, Asya ve Güney Amerika'dan Doğu Avrupa'ya kadar dünya genelinde yükseliyor ve onlarca ülke politikalarına dahil etmiş durumda. Dürüst olmak gerekirse, o kadar çok potansiyel ülke var ki ilk aklıma gelen ülkelerden söz edebilirim. Örneğin Brezilya, ülkenin imajı ve bilinçli kültürü sayesinde plastik cerrahi de medikal turizminin dünya başkenti ünvanını taşıyor. Meksika, ABD'de yüksek sağlık bakımı arayan yabancılar için en iyi bilinen ülke olmasına rağmen, Brezilya, bölgedeki en gelişmiş yerlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle ülkenin dünyanın herhangi bir yerinden daha fazla kozmetik cerrahlara
ev sahipliği yapması beni şaşırtmıyor. Plastik cerrahi masrafları Batı ülkelerinde olduğundan yüzde 60 daha az ve cerrahlar hayal edebileceğiniz her türlü tıbbi işlemi yapabiliyorlar. Evcil hayvanlara estetik ameliyatlar sunan veteriner hekimler bile var.


Hindistan'a geçmeden önce tabii ki başarılı bir diğer ülke de Türkiye. Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kavşağında bulunan ülkemiz, dikkate değer bir tıbbi turizm endüstrisine sahip. Dünya standartlarında sağlık tedavi merkezlerinin yanı sıra kaplıcalar, diş hekimi, estetik cerrahlar ve daha pek çoğu Türkiye'de bulunuyor. Tıbbi turizme yönelik insan kaynağı konusu çözdüğünde Türkiye eminim ki liste başına tırmanmaya başlayacak. Türkiye'nin tıbbi turizmde büyümesine yönelik AB ile olan ilişkisi de önemli bir odak noktası olacak.

 

Geleneksel orta doğu ve diğer bölgelerden gelen hastaları ile özellikle İstanbul, tıbbi turizmde özellikli ele alınması gereken bir şehir. Sadece İstanbul için ayrıcalıklı bir politika üretilmesi gerekiyor.


Hindistan ise ucuz fiyatlarla yüksek kaliteli ameliyatlar için en önemli sağlık turizmi hedefi haline geldi. Hindistan ucuz tedavi arayan tıbbi turistler için ucuz bypass ameliyatları ve diğer üst düzey tıbbi prosedürlerde uzmanlaşmış bir ülke. İlk on tıbbi turizm hastanesinden biri Hindistan'da. Hindistan'ın, her yıl ziyaret eden yüz binden fazla hasta sayesinde, denizaşırı hastaya hizmet veren 2 milyar dolarlık bir endüstriye sahip ve 2020'lere doğru bu hedefin çıtasını yükseltiyorlar. Hindistan hükümeti, birçok ülkenin vatandaşlarına yönelik vize kısıtlamaları hafifletiyor ve Hindistan'a seyahat etmelerini kolaylaştırıyor, vizesiz ya da daha az kısıtlama var artık gündemlerinde. Hindistan, gelişmiş sağlık hizmetleri ve ekipmanları ile tanınıyor. Chennai ve Noida gibi büyük medikal turizm şehirleri nedeniyle yabancı hastaların hastane yataklarının yarısını doldurması nedeniyle doktorlar oldukça eğitimli. Ayrıca, dil engeli İngilizce konuşanlar için çok düşük ve Hint hastaneleri İngilizce konuşamayan yabancılar için tercüman hizmeti sunuyorlar. Bunun gibi ondan fazla ülkenin tıbbi turizmde bir başarı hikayesi yakaladığını söyleyebiliriz.


- Türkiye, sağlık turizminde nerede yanlış yapıyor? En büyük açığımız sizce nedir?
 

Türkiye, sağlık turizminde bir çok şeyi doğru yapmaya çalışıyor. En önemlisi siyasi otorite bu işi yapmak istiyor. Bu yüzden yapılan doğruların, yanlışlardan fazla olduğunu söyleyebilirim. Tıbbi turizme yönelik bir teşvik politikamız var örneğin. Teşvik konusu elbette geliştirilebilir. Bunun yanı sıra USHAŞ gibi bir yarı özerk bir şirket, sağlık turizmi endüstrisinin geliştirilmesi ile ilgili görevlendirildi ve istekli bir ekip çalışıyor bu konuda. Ancak konuya şu şekilde bakabiliriz. Türkiye'nin kurumları sağlık turizmi konusunda nasıl organize edilebilir? Tıbbi vizeler ne zaman kurulabilir ve hızlı bir işlerlik sağlanabilir? Ülke içindeki kolaylaştırıcı regülasyonlar ne kadar hızlı çıkabilir? Tüm bunları yaşayarak göreceğiz. Sağlık turizminde oyuncu olmak isteyen tüm ülkeler benzer süreçlerden geçtiler. Türkiye'nin de eninde sonunda kendi yolunu bulacağına inanıyorum. Sorunun ikinci kısmına gelince yanıtı oldukça basit. En büyük açığımız yetişmiş insan gücümüzün olmaması. Tıbbi ve tıbbi olmayan personelin tıbbi turiste yönelik eğitimsiz olması ve dil bariyerinin yüksek kalması. Önümüzdeki 10 yılda doğru adımlarla bu eksiği gidermek mümkün.


- İş adamları ya da hastane sahipleri sağlık turizmi konusunda en çok kimi dinlesin? Biliyorsunuz hastane açmak  kolay değil, onu yönetmek de ve üstüne  bir de Sağlık turizmi yapmak iyi bir oyun kurucu mu olmak lazım?
 

Öncelikle hastane sahibi iş adamlarının tıbbi turizm konusunda en çok rakamları dinlediğini biliyoruz. İstatistik çok danışmandan daha fazla fikir verir. Bu nedenle büyük sağlık grupları tıbbi turizm pazarlamasına yönelik alanında uzmanlaşmış bir insan kaynağı ile çalışıyorlar. Kendi politikalarını da buna göre yön veriyorlar. Ancak şehir hastaneleri ya da üniversite hastaneleri nasıl bir politika belirleyecek henüz belli değil. İyi bir oyun kurucu olmak iddialı bir yaklaşım elbette ancak tıbbi turizm pazarında 'oyuncu'  olabilmek için bile çok çalışmamız gerekiyor.


- Bu süreçte ( sağlık turizminde ) hastane sahiplerinin yanıldığı noktalar oldu mu?

 

Sağlık grupları yöneticileri de bizlerin de yanıldığı noktalar oldu. Bu iş biraz da böyle. Ama hızlı öğreniyoruz.


- Türkiye genelinde oluşturulabilecek bir sağlık turizmi ile ilgili bir organizasyona liderlik etmek ister miydiniz?
 

International Medical Assistance bir çok sağlık grubuna danışmanlık veriyor ve oldukça yoğun bir gündemimiz var. Sağlık turizmine yönelik bir çok başarılı organizasyon yapan şirketler olduğunu biliyoruz. Her işi ehline vermek gerekir.


- Sağlık turizminde,  yönetimin dışında doktorlarımızın eksiği var mı? 
 

Tıbbi turizmi üreten en önemli etkenler, doktorlardır. Onlar olmadan bu iş yürüyemez. Türk doktorların bir çok olumlu özellikleri var ve çalışkanlar. Bu nedenle tıbbi turizmi uygulayan bir gruptan bahsediyoruz. Ben genel anlamda bir eksiklik görmüyorum.


-Türkiye genelinde yabancı hasta getirme konusunda, pazarlaması- stratejisi en zor ülke hangisidir; en kolay ülke hangisidir? 
 

Yabancı hasta getirme konusunda zor ve kolay bir ülke diye bir ayrım yapmak ne kadar doğru bilmiyorum. Ama her ülkenin sağlık piramidinde tedavisini yurtdışında arayan vatandaşları söz konusudur. Bazı ülkelerde bu kesimin sayısı çok fazladır bazı ülkelerde de daha az olabilir. Ancak şöyle söylemek mümkün. Elinizdeki taşın derinliği ve büyüklüğüne bakmadan ' hangi ülke daha zor ya da kolay demek yerine biz ne kadar hazırız'  sorusunu kendimize sormamız gerekir.

Levent Uyanıker Kimdir?

Ankara üniversitesi, İletişim Fakültesi, Gazetecilik bölümü mezunu olan Levent Uyanıker 1996 ile 2007 yılları arasında Günaydın, Milliyet + haber, Aktüel, Siyah-Beyaz, Demokrasi gazeteleri ile CTV, ETV, ATV televizyonlarında muhabir olarak görev almıştır. İkinci körfez savaşı ve Afganistan’da savaş muhabirliği yapmış olan Levent Uyanıker’e 2007‘de TBD Özel Ödülü verilmiştir. 2007’den itibaren Bayındır Sağlık Grubu Yurtdışı Hasta Direktörlüğü ile medikal turizm endüstrisine giren Uyanıker, Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Uluslararası Hasta Direktörlüğü, IPA Kuzey Avrupa ve Kuzey Afrika Bölge Direktörlüğü ve Medicana Sağlık Grubu Uluslararası Hasta Grup Müdürlüğü görevlerinde bulunmuştur. Medikal turizm konusunda yazınsal faaliyetleri olan Uyanıker, www.washingtonhatti.com haber portalında analizlerini yapmaktadır. Uyanıker, 2016 yılından bu yana IMA (International Medical Assistance) şirketinin sahibi ve merkezi Taşkent'te olan Global Asia Group yönetici ortağı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

 
Etiketler: Sağlık turizmi, türkiye sağlık turizmi, health tourism
Yorumlar
Haber Yazılımı