Reklam
Reklam
Reklam
Elif Mohul ABİÇ

Elif Mohul ABİÇ


TURİZM SEKTÖRÜNDEKİ SON DURUM BUDUR ..

23 Eylül 2016 - 15:58

Sevgili Okurlarım,

Türkiye’mizin en önemli gelir kaynaklarından bir tanesi olan Turizm Sektörü, bilhassa bu yıl büyük oranda kan kaybetti. Elbette esefle kınadığımız darbe girişimi ve çeşitli terör saldırıları, Türkiye ve Rusya arasındaki gergin ilişkiler ve tüm bunların bir sonucu olarak ülke imajımızın dünyada olumsuz olarak etkilenmesi, Türkiye’nin turizm gelirlerinde genel olarak ciddi bir kayıp verilmesine neden olmuştur.       

 

Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen gerek siyasi otoritenin gerekse turizm uzmanlarımızın özverili ve ihtiyatlı plan çalışmaları neticesinde belki de çok daha büyük kayıplarla kapatacağımız 2016 yılında, Ukrayna gibi bazı pazarlarda her şeye rağmen büyüme kaydetmiş bulunmaktayız. Bu denli zor bir süreçten geçen ülkemiz için bu durum azımsanmayacak bir başarıdır.     

 

Ülkemizin önemli pazarlarından biri olan Rus pazarının bu yıl yüzleri güldürmemesi, alternatif pazar arayışındaki ülkemizi Ukrayna pazarına yönlendirmiştir. Diğer taraftan her şey dâhil sistemine ek olarak hâlihazırda indirimli özel tur fiyatlarının sunulduğu Rus pazarı, tur fiyatlarının daha da aşağıya çekilmesi için baskılarını oldukça artırdı. Yaşanan çeşitli olumsuzluklar neticesinde bu pazarı kaybetmek isteyen ülkemiz yetkilileri, bu duruma istinaden, mevcut tur fiyatlarına 30 gibi bir oranda indirim yapılmasını görüşmeye başlamışlardır. Ancak siyasi ilişkilere doğrudan bağlı olarak Rus pazarında yaşanan istikrarsızlık neticesinde ülkemiz yönünü, hem turizm harcamaları daha yüksek hem de daha istikrarlı seyreden turizm pazarlarına çevirmiştir.

 

Ülkemiz, 2015 yılında ortalama turizm harcaması yalnızca 521 olan ve siyasi sorunlara bağlı olarak 2016 yılının ilk yarısında Türkiye’ye seyahat etmeyerek Türk Turizminde ciddi kayıplar verilmesine neden olan Rus pazarına alternatif olarak Ukrayna pazarına odaklanmıştır. Ancak, Ukrayna pazarının Türkiye için hedef pazardan ziyade, alternatif pazar olarak görüldüğünün altını çizmekte fayda görüyorum.

 

Ukrayna pazarı ülkemiz için geçici bir çözüm teşkil etmektedir. Bu pazarın destinasyon tercihini etkileyen en önemli etkenler iklim, hizmetler, eğlence ve ekonomik tatil imkanıyken, kötüye giden ülke ekonomisi neticesinde ekonomik tatil anlayışı, tatil kararlarını etkileyen faktörler arasında bu yıl ilk sıraya oturmuştur. Kendileri gibi ekonomik tatil arayışında olan büyük çoğunluktaki Rusların aksine Ukraynalıların bir kısmı, organize turlarla seyahate çıkmayı tercih etmektedir. (2015 yılında Türkiye’yi ziyaret eden 706 bin Ukraynalının, 380 bini paket tur satın almıştır.)

 

Diğer taraftan Ukraynalıların gözde destinasyonu daha önce Kırım idi. Ukraynalılar tatil tercihlerini, Kırım’ın, Ukrayna’nın kontrolü dışında kalmasıyla Odessa’dan yana yapmışlar, ancak bu durum kısa süre zarfında yoğun talebe, yoğun talepte Odessa’da fiyatların patlak vermesine neden olmuştur. Bunun sonucu olarak Ukraynalılar da uygun fiyatlı yurt dışı destinasyonu arayışına girişmişlerdir. Burada yurt dışı derken elbette öyle uzun mesafelerden bahsetmiyoruz. Giderek hızla küçülen ülke ekonomisi ve azalan kişi başına düşen milli gelir Polonya ve Rusya gibi yakın mesafedeki komşu ülkeleri Ukraynalılar için cazip hele getirmiştir. Hâlbuki Ukraynalıların 2013 yılındaki başlıca tatil destinasyonları Türkiye (İstanbul, Antalya, Muğla), Hırvatistan, Karadağ, Yunanistan, Bulgaristan, Tunus, İspanya ve B.A.E. idi.

 

Ülkedeki ciddi ekonomik sıkıntılara rağmen tatil anlayışından ödün vermeyen 23 milyon civarında Ukraynalı, bu yıl ülke dışına çıkmış ve bu rakamdan 9,5 milyonun üzerinde Ukraynalı Polonya’ya ve 4 milyonun üzerinde Ukraynalı ise Rusya’ya seyahat etmiştir. Bu durum ise Ukraynalıların destinasyon tercihlerini etkileyen faktörler arasında iklim unsurunun arka plana gerilediğini göstermektedir.

 

Diğer önemli bir husus ise Ukrayna’nın 2013 yılında 180 milyar dolar civarında olan toplam gayri safi milli hâsılasının, oldukça büyük oranda küçülme göstererek 2015 yılında yarı yarıya azalmış ve 90 milyar Dolar seviyesine gerilemiş olmasıdır.

  

Ukrayna’nın, 2015 yılında ülkemize en çok turist gönderen 12’nci ülke olmasına, Ukraynalı turistlerin ülkemizde yaklaşık 9 gün konaklamalarına ve 770 civarında harcama yapmalarına rağmen, siyasi dengelere bağlı olarak kırılgan durumdaki ülke yapısına, hızla küçülen ekonomiye ve kişi başına düşen milli gelire sahip olmalarına, konaklamada her şey dâhil sistemini aramalarına ve daha da ekonomik tatil arayışına girmelerine bağlı olarak Ukrayna pazarının, ülkemiz için müteakip yıllarda çok da kârlı bir pazar olmayacağını öngörmenin zor olmadığı kanaatindeyim.  

 

Diğer taraftan Rusya’da alınan tedbirler, Türkiye’nin farklı pazarlara odaklanmasının zamanının geldiğini haklı gösterir niteliktedir. Bakan Vladimir Medinsky, bir yasa tasarısı üzerinde çalıştıklarını ve söz konusu yasa tasarısına göre, Rusya sınırları içerisinde tatil yapan vatandaşların vergi indirimi sayesinde tur fiyatının yüzde 13’ünü geri alma hakkına sahip olacağını belirtmiştir. Bu sayede, tur fiyatının bir kısmını geri alacak vatandaşların, önümüzdeki yıllarda kendi ülkelerinde tatil yapma ihtimali de oldukça artmış olmuştur.

 

Bugün ülkemizin yönünü, ülkemizdeki ortalama turizm harcaması 2000-3000 arasında değişen ve Anadolu kentlerine yönelen, yalnızca deniz-kum-güneş turizminden değil, sağlık, doğa ve kültürel miras turizminden de faydalanan, yüksek gelir grubuna haiz Arap pazarına, 2015 yılı içerisinde en fazla ortalama harcamayı (1,715) gerçekleştiren Tunus pazarına, dünyada en çok turizm harcamasını yapan Çin pazarına ve büyüyen İsrail pazarına çevirmiş olması, Rus pazarında yaşayacağımız kayıplarımızı fazlasıyla telafi edecektir.

 

Ülkemizdeki istatistik kurumlarının verileri, her ne kadar bu yıl eksileri gösterse de, hedeflenen yeni turizm pazarlarında ülkemizdeki turizm çeşitliliğinin tanıtılması ve pazarlanması faaliyetlerini içeren plan çalışmalarına ve siyasi otoritenin turizm sektörünün kalkındırılmasına dair kararlı duruşuna istinaden ben 2017 yılına iyimser bakıyorum.   

 

Son olarak turizm sektörünün ülkemizdeki son durumu ise kısaca şöyle: 2016 yılının Haziran ayı itibariyle ülkemiz geçen yıla kıyasla -37,89 kayıpla yine Almanlar turistlerin (14,18) birinci tercihi olmuştur. Ülkemizi ziyaret eden milletler arasında 9,58’lik pay (2015’e kıyasla -34,76) ile İngiltere ikinci sırada yerini almıştır. Önemli pazarlarımızdan birini teşkil eden Hollanda’dan ise bu yıl 72,925 (2015’e kıyasla -32,45) turist ağırlamış bulunmaktayız. Yüksek turizm harcamaları ile tanıdığımız ABD pazarının ülkemizdeki payı 3,1; Japonya pazarının payı 0,17; Çin pazarının payı ise 0,70 olmuştur.  

 

2016 yılı Haziran ayında ülkemizi ziyaret eden yabancı sayısı, geçen yıl Haziran ayına kıyasla 40,86 gerileme göstererek 104, 038'i günü birlikçi olmak üzere toplam 2, 438, 293 olmuştur.

 

2016 yılı Ocak-Haziran aralığını ele aldığımızda ise ülkemiz geçen yılın aynı aralığına kıyasla 27,89 gerileme ile 275, 633’ü günü birlikçi olmak üzere toplam 10, 740, 226 yabancı tarafından ziyaret edilmiştir.

 

2016 yılının ilk yarısında ülkemizin turizmden elde ettiği gelir, 2015 yılının aynı yarısına kıyasla 28,2 gerileme ile 9 047,6 milyon olmuştur.

 

Sevgili okurlarım, bir sonraki yayında buluşuncaya dek sevgi, barış ve huzur dolu bir hafta diliyorum. 

Elif ABİÇ (PhD)

Turizm ve Konaklama Uzmanı

YORUMLAR

  • 0 Yorum