Reklam
Reklam
Reklam
Elif Mohul ABİÇ

Elif Mohul ABİÇ


YENİ NESİL KONAKLAMA - YAŞAM TARZI ( Lifestyle ) OTELLERİ

12 Ağustos 2016 - 13:09

Sevgili Okurlarım,

Öncelikle Yaşam Tarzı Otel konseptinin, birçoğumuzun aşina olduğu ve fikri 1970’li yıllara uzanan, A.B.D.’de ilk kez 1981 yılında tesis edilen Butik Otel anlayışından doğduğunu söylememiz mümkündür. 

Her ne kadar uluslararası alanda üzerinde mutabık kalınan tanımlamaları olmasa da, Butik Otel ile Yaşam Tarzı Otelleri arasında hem benzerlikler hem de önemli farklılıklar bulunmaktadır. Ancak şunu söyleyebiliriz ki her iki otel anlayışının doğmasında da etkili olan en büyük etkenlerden bir tanesi Kültürel Turizm olmuştur.

 

Sonrasında gelişen teknoloji, bireylerin sosyal, ekonomik, kültürel durumları gibi nedenlerde tatilcilerin hem tatil anlayışlarında hem de konaklama tercihlerinde değişiklikler olmasına neden olmuştur. Bu da beraberinde konaklama dünyasının alternatif konaklama türleri geliştirmesine zemin hazırlamıştır. 

Yaşam Tarzı Otel anlayışının, Butik Otel anlayışından ilham alınarak geliştirildiğini ifade edebiliriz. Şöyle ki birçok turizimci ve otelci, Yaşam Tarzı Otellerini yeni nesil Butik Otel olarak da adlandırmaktadır. “Samimiyet, farklılık, kişiselik, sanat ve tarz” kavramlarının her iki otel türünün kimliğini oluşturduğunu değerlendiriyorum. Bununla birlikte her iki otel türünün fiyatları, bulundukları konuma ve özelliklerine göre farklılıklar göstermektedir. Ayrıca her iki otel türü de tatil bölgelerinde tesis edildikleri gibi, şehir merkezlerinde, alışveriş-rekreasyon vb. faaliyetlere kısa mesafelerde de bulunabikmektedirler.

Her iki otel türü de bilhassa kendilerini evlerindeymişçesine rahat hissetmek isteyen, samimi ve sıcak bir ortam arayan tatilcilerin gözde konaklama yerleridir. Peki oldukça popülerlik kazanmış bu iki otel türünü birbirinden ayıran özellikler nelerdir? Bazı küresel otel zincirlerinin başarılı bir şekilde marka haline getirmeye başladığı, ancak birçoğunun bağımsız, münferit sahipleri olan Butik Oteller, küçük işletmeler olarak kabul edilmektedirler. Oda sayısı 40-200/300 arasında değişen, belirli standartlarca kısıtlanmamış, kendine has işletme anlayışının olduğu, az kapasiteli olması nedeniyle personelin misafirlerine daha bireysel hizmet sunabildiği konaklama türüdür.

 

Diğer taraftan Yaşam Tarzı Otelleri ise kendine has özel mimariye sahip, sanatın, stilin ve yaratıcılığın oldukça ön planda tutulduğu, çağdaş tasarımın egemen olduğu, ileri teknoloji ile donatılmış, lükse ve konfora ayrıca önemin verildiği, oda kapasitesinin Butik Otele nazaran daha fazla olabileceği, küçük veya orta işletmeler olarak kabul edilen, IHG ve Marriott gibi büyük otel zincirlerince marka haline getirilmiş otel türüdür.

 

Bu otel türü sanatsal tasarımın hâkim olduğu, çağdaş-modern bir işletme olarak misafirlerinin, kendilerini evlerindeki gibi rahat ve huzurlu, ayrıca özel ve seçkin hissetmelerini sağlamayı, misafirlerin kendileri ile işletme arasında duygusal bağ kurmalarını sağlayabilecekleri sıcak bir ortam sunmayı, misafirlerinin yaşam biçimlerini veya hayallerindeki yaşam biçimini, tatildeyken de yaşamalarını veya sürdürmelerini sağlamayı amaçlamaktadır. Büyük otel zincirlerince tesis edilmiş olmasından ötürü Yaşam Tarzı Otelleri, bazı fiyat avantajları sunabilmektedirler.  

 

Maalesef Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bilindiği üzere bu tür otelin, adamıza uygun bir konaklama türü olduğu halde örneği bulunmamaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Akdeniz’de bir ada ülkesi olduğu ve sahip olduğu kaynaklar göz önünde bulundurulduğunda, burada Yaşam Tarzı Otellerin tesisinin yerinde olacağını düşünüyorum. Bu kapsamda bu alanda yatırım yapılması teşvik edilmeli ve bu yatırımcılar her alanda desteklenmelidir. Ayrıca hem yerli hem de yabancı turistlerimizin değişen konaklama ve deneyim tercihlerinin göz önünde bulundurulmasının, ayrıca dünyada turizm ve otelcilik alanındaki trendlerin takibinin ve uygun olanlarının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tesis edilmesinin zamanının geldiğini düşünüyorum. 

 

Sevgili okurlarım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde artık örneğin “Otelcilik, Turizimciliktir” gibi bazı basmakalıp anlayışların değişmesi ve yaratıcı fikirlere yer verilmesi, bunların uygulanması ve uygulayabilecek kabiliyete sahip kişilerin önlerinin açılması gerekmektedir. İmkânlarımız olduğu halde uygulanmayan/tesis edilmeyen, daha önceki yazılarımda da Türkiye ve dünyadan örneklerini verdiğim birçok unsur söz konusudur.

 

Bu nedenle gerekirse ki gerektiği aşikârdır, gerçek anlamda çekirdekten yetişmiş, Turizm ve Konaklama sektöründe uluslararası standartlarda eğitim almış (Lisans, Yüksek Lisans, Doktora vb.), hem ülke hem dünya turizm ve konaklama anlayışına ve ugulamalarına hâkim, turizm ve konaklama uzmanı olarak adlandırabileceğimiz kimselerden oluşan bir komite kurulmalıdır. Turizm sektörü, tamamıyla uzmanların eline bırakılmadığı müddetçe adadaki turizm sektörünün neden istenilen seviyeye gelmediği hususunda her zaman türlü şikâyetler ve bahaneler okumaya, dinlemeye devam edeceğiz.

 

Sevgili okurlarım, eşsiz bir konaklama deneyimi yaşamak için yine hiç de uzağa gitmenize gerek yok. Dünya Seyahat Ödülüne sahip, tescilli Yaşam Tarzı Otellerinden Sura Hagia Sophia Hotel & Spa, Ciragan Palace Kempinski Istanbul, W Istanbul ve bu yılın güçlü adaylarından bir tanesi olan Çırağan Palace Kempinsky İstanbul ile aradığınız farklı, seçkin ve özel konaklama deneyimini en iyi şekilde yaşayabileceğinizden hiçbir kuşkunuz olmasın.

 

Sevgili okurlarım, bir sonraki yazımda buluşuncaya dek sizlere huzur, sevgi ve barış içerisinde bir hafta diliyorum. Esen kalın.  

Elif ABİÇ (PhD)

Turizm ve Konaklama Uzmanı

YORUMLAR

  • 0 Yorum