Reklam
Reklam
Reklam
Selin BULUT

Selin BULUT


KORONAVİRÜS VE İNSAN KAYNAKLARI: DİJİTAL ÇALIŞMA ŞEKLİ VİRÜSÜ YENER Mİ?

15 Ağustos 2020 - 13:37

Koronavirüs etkisi halen sürmekteyken hayat da devam etmek zorunda; tabii ki gerekli önlemler alındığı takdirde...
 
Dünya iş merkezi konumundaki Londra'da şu anda 'social distance' (sosyal mesafe), tekrar  iki metreden bir metreye indirilmiş durumda. İş yerleri yani ofisler neredeyse kullanılmıyor. Şirketler, calışanlarının 'home ofis' evden çalışma ya da flexible (esnek) çalışma saatleri düzenini çoktan olusturdu.

Alışveriş merkezlerinde, restaurantlarda, küçük marketler de dahil olmak üzere her yerde, çalışanlarla müşteriler arasında camekanlar konumlandırıldı.  Bazı alışveriş merkezleri nakit para kabul etmiyor; etse dahi  paralar hijyenik ürünlerle temizlenip siliniyor. Bazı yerler sadece kart kullanımına açık, nakit para kabul etmiyor.

Peki yaşanan bu değişim büyük şirketlere nasıl yansıdı! Boyle bir salgın durumunda 'İnsan Kaynakları'  nasıl hareket eder!

Binlerce calisani etkileyen soz konusu durumu, alinan onlemleri ve nasil cozum uretildigini  Smart Starts Consultancy LTD Direktoru Bulent Buyuksayar degerlendirdi:
 
Bulent Bey, biliyorsunuz Londra, Newyork, Istanbul dunyanin en onemli is merkezlerinden… Koronavirus salgini, sosyal hayatta bir cok seyi etkiledi, calisma hayati da bunlardan biri. Sizin profesyonel bakis acinizla, neler oluyor calisma hayatinda?

Koronavirus  cok ezber bozan birseydi. Belki de calisma hayatinda, daha dogrusu is dunyasinda su ana kadar, bizim yasadigimiz donemde basimiza gelen en farkli ve ilginc seydi. Bircok yonden herkesi etkiledi: is verenleri, calisanlari, girisimcileri… Tabiki oncelikle olumsuz etkiledi onu soyleyebiliriz. Bircok firma bununla ilgili tabiki problemler  yasadi ama benim gozlemledigim: dijitallesen yani yonetim sureclerini, insan kaynaklari sureclerini dijitallestirme asamasinda olan ya da dijital gelisimini tamamlamis olan firmalar biraz daha iyi atlatti bu sureci diyebilirim.

Oncelikle bu bizim icin bir soktu. Ozellikle ilk bir kac hafta firmalarin bu konuda cok panikledigini dusunuyorum. O yuzden ne yazik ki birinci ya da ikinci ayin sonunda isten cikarmalarla karsilastik. Ve cok buyuk firmalarin isten cikarmalar yaptigini gorduk aslinda, ekonomisi guclu olan firmalarin. Bu, ben ve benim gibilerde aslinda bir soru isareti de olusturmustu.

Yani iki ay, kazancinizi sifirlasaniz bile daha onceki sermayenizle guclu durmasi gereken firmalar, nasil odu da bir ya da iki ay icerisinde calisan cikardi? Bunun iki sebebi vardi: birincisi tabiki ekonomik onlemler. Durumun daha kotuye gitmesi durumda ilk bakilan butceler, ne yazik ki personel butceleri oluyor. Ikinci sebebi de, sirketin maliyetlerini azaltarak, ozellikle halka acik firmalarin, hisse senedi degerlerini dusurmemeye calismasi. Yani aslinda bir cok firmanin isten cikarma yapmasi, ilk asamada, cok gerekli degildi. Ama biraz once bahsettigim sebeplerden dolayi isten cikarmalar oldu ne yazik ki. Bu calisma hayatinda bir nuamarali cikti oldu aslinda. Ikincisi Turkiye gibi ulkelerde tabiki kisa calisma odenegi kondu. Ingiltere gibi ulkelerde ve Avrupa Birligi`nde hem buyuk is verenlere hem de girisimcilere onemli destekler verildi. Hatta, gelirlerini ispatladiklari takdirde gelirlerinin yuzde seksenine kadar bir destek verdi Ingiltere Hukumeti. Dolayisiyla devletlerin yaklasimi, ozel sektoru cok etkiledi diyebilirim. Yani daha cok ozel sektorune sahip cikan devletler oldu. Bu da dolayisiyla ozel sektorun krizi daha yumusak atlatmasina olanak sagladi.

 


Bunun disinda tabiki calisma modelimiz degisti: sehirler terk edilmis gibiydi, kimse disari cikmadi. Sirketlerin cogu ilk soku atlattiktan sonra uzaktan calisma modeline gecti. Kesinlikle tahmin etmeyecegim, home ofis calistirmam diyecek firmalar, faaliyetlerini surdurebilmek icin uzaktan calisma modelini cok hizli, benimsemek durumunda kaldi. Tabi biraz once soyledigim bu dijitallesme surecini tamamlamis firmalar bu sureci daha kolay atlatti. Cunku calisanlarina evden calisma icin olanak sagladilar, hem de system alt yapilari, calisanlarin kullanmasi gereken uygulamalar ve araclar, dijital oldugu icin daha rahat evden calisma ortamina gecildi. Onun disinda tabiki bazi isler evden calismaya olanak saglamiyor, uretim, hizmet sektoru gibi. Burda da bu isi ciddiye alan isverenlerin cok ciddi  onlemler aldigini gorduk: calisma ortamlarinin siklikla dezenfecte edilmesi, eger hizmet satan bir is yeriyse giren musterilerin sayilarinin kisitlanmasi, maske takilmasi, dezenfekten kullaniminin artirilmasi gibi uzaktan calisma olanagi olmayan calisanlar icin bu sekilde onlemler alindi. Dolayisiyla, hem is verenler hem de calisanlar icin kisa donemli bir sok yasadik. Ama genel olarak bakiyorum insanlar bu yeni doneme, cok cabuk da adapte oldular.
 
Sizce calisanlarin psikolojisi nasil etkilendi? Yani olusan dalgalanmayi degerlendirebilir misiniz?

Calisanlarin, normal hayatta da bireyler oldugunu dusunurseniz ozellikle ailesi olanlar cok etkilendi. Cocuklar okula gidemedi ve evden egitim almaya basladi.  Calisan ebeveynler de evden calisinca herkes zorunlu olarak ayni alana hapis oldu. Dolayisiyla calisanlar oncelikle aileleriyle birlikte evden calismaya adapte olmaya  calistilar. Isini kaybetmeyenler evden calismayi deneyimlediler hem de full time, tam zamanli olarak. Fiziksel sosyallik azaldi. Calisanlarin en buyuk problerinden  biri evden calismayla birlikte is verenlerin is ve ozel hayat dengelerini kuramamalarina neden oldu. Normalde calisma saatlerinde ofiste isini bitirdikten sonra normal ozel hayatina gecebiliyorken isverenlerde soyle bir algi olustu: evdeler zaten, her an mesajlara maillere cevap verebilirler diye dusunup ozel hayatlarina cok saygi gostermediler calisanlarin. Bu da calisanlarin psikolojisini negative yonde etkiledi. Cunku calisma saatleri esnedi, uzadi. Calisanlar tarafindan da soyle bir psikoloji oldu: evde caslisiyorum diye calismadigimi dusunebilirler deyip daha fazla ise asildi, daha uzun saatler calisti. Aslinda calisanlarin uzerindeki is yuku azalmadi: biraz daha artti.
 
Saglanan korunma kosullari, sizce yeterli mi? Yoksa baska yontemler de kullanilmali midir?

Bu calisanin ve is verenin bilinciyle cok alakali. Saglanan korunma sartlari bence eger ozel hayatla sosyal hayatla karsilastirirsak bir cok profesyonel firmanin bence yeterli korunma kosulu olusturdugunu dusunuyorum. Uzaktan calisma olsun ya da uzaktan calisma imkani olmayan calisanlarin, maske takmasi, ortamin duzenli dezenfekte edilmesi ve bununla ilgili cok uyarilar yapilmasi, salgin sureciyle birlikte degisen regulasyonlarin iletisimi… Bence profesyonel kurumsal hayatta, korunma kosullari cok hizli saglandi. Asil problem sosyal hayatta oldu. Sosyal hayatta her egitim seviyesinden insan var. Bu koronavirus onlemlerini siddetle karsi cikan insanlar bile var. Calisma hayatindaki yontemler yeterli. Fiziksel uzakliklari korumak icin belki vardiyali duzenler artirilabilir.
 
Koronavirus olayi, genel anlamda dusuldugunde, calisma verimini dusurur mu?

Koronavirusun ilk asamada, calisma verimini dusurdugunu dusunuyorum. Cunku insanlar hazirlikli olmadigi bir kriz yasadilar. Dolayisiyla calisma verimi dustu ama orta ve uzun vadede calisma verimini artiracagini dusunuyorum. Bir sure sonra koronavirus konusmayacagiz, uzaktan calisma modelini, dijital calisma modelini konusacagiz. Cunku insanlar artik bu tur seyler yasayabileceklerini gorduler. Hem is verenler hem calisanlar buna daha hazirlikli olacaklar. Ozellikle is verenlerin is - ozel hayat dengesini yakaladiklari takdirde, is veriminin tam tersi artacagini dusunuyorum.

Uzaktan calisma modeliyle bazi maliyetlerden de kurtulma imkani dogdu. Calisma ofislerinin kucultulmesi, ya da tamamen ortadan kaldirilmasi gibi bunlar ciddi isletme maaliyetleri yaratiyordu. Dolayisiyla isveren tarafinda boyle bir maaliyet kazanimi soz konusu da olabilir. Sonuc olarak uzun vadede calisma verimini tam tersi artiracagini dusunuyorum.  
 
Insan Kaynaklari Direktoru olarak, calisanlarin verimi sizce nasil yukseltilebilir, boyle bir pandemic durumunda?

Simdi aslinda post- pandemic donemi yasiyoruz. Pandemi durumundan ciktik. Ama bu ikinci, ucuncu dalgalar bekleniyor, tekrar ayni sartlara donebiliriz. Psikolojik sermaye, isverenin herseyi aslinda. Yani bu mali sermayenin disinda calisanlarin mutlulugunu memnuniyetini yuksek tutmasi, onlarin akil sagligini korumasi cok onemli. Dolayisiyla insan kaynaklari departmanlarinin yonetimlerinin calisanlarin verimlerinden once calisanlarin psikolojisini yuksek tutmak icin neler yaptigi cok onemli. Bunun da bir takim orneklerini gorduk. Evden calisma kitleri gonderiyorlar, guzel paketler, hediyeler, icinde dezenfektanlar, maskeler. Calisanlari mutlu edecek kucuk kucuk hediyeler var. Ornegin calisanin ailesine tesekkur mektubu gonderilebilir.

Insan kaynaklarinin prosedurler yazmasi lazim, is ve ozel  hayat dengesi icin. Bunun disinda system alt yapilari iyilestirilebilir, daha evden calismaya uygun hale getirilebilir. Insan kaynaklarinin IT ile yakindan calismasi gerekiyor. Calisanlarin psikolojisini yuksek tutabilmeleri icin profesyonel destek veya kocluk hizmetleri verilebilir yine online olarak. Calisan memnuniyetinin daha cok olculmesi gerekir bu yeni donemle birlikte ki calisanlarin memnuniyet ve baglilik oranlarini goruntuleyip ona gore onlemler alabilelim.
 
Bülent Büyüksayar kimdir?

SmartStarts Consultancy LTD’in kurucusu. Insan Kaynakları alanındaki danışmanlık çalışmalarına, Türkiye ve İngiltere’deki çeşitli sektörlerden müşterilerine anahtar teslim projeler üreterek devam ediyor. Toplam 18 yıl kurumsal deneyimi mevcut. Akredite bir değerlendirme ve gelişim merkezi değerlendiricisi olmakla birlikte uzmanlık alanları Yetenek Kazanımı ve İşveren Markası Oluşturma, Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi, Organizasyonel Gelişim ve Etki Yaratma, İş Mimarisi Çerçevesi oluşturma şeklinde özetlenebilir.

Arçelik’le birlikte insan kaynakları kariyeri başladı. Tüketici Hizmetleri, Arge ve Üretim Teknolojileri fonksiyonlarında 1000’i aşkın çalışanın ve yöneticinin insan kaynakları sürecini yönetti. Sonrasında Arçelik’in global işveren markasını yaratmasında kilit rollerde yer aldı ayrıca global yetenek kazanımı sürecini kurdu.
Borusan Otomotiv’de BMW’nin globalde kullandığı bayi ik yönetim sistemini Türkiye lokasyonuna entegre etti.

Kabataş Erkek Lisesi, İstanbul Üniversitesi Piyasa Araştırmaları ve Reklamcılık, Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler mezunu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum