Reklamı Geç
Reklam
Reklam
Reklam

Amelelikten otel sahipliğine uzanan başarı hikayesi

Mardin’in susuz, elektriksiz, okulsuz bir mezrasında dünyaya gözlerini açan Metin Yıldırım, koyun çobanlığı, rençperlik ve amelelikle giriştiği yaşam savaşını otel sahipliğine taşıyarak bir başarı öyküsü yazdı.

Amelelikten otel sahipliğine uzanan başarı hikayesi
17 Temmuz 2020 - 19:30 - Güncelleme: 17 Temmuz 2020 - 19:53
Reklam

Mardin’in susuz, elektriksiz, okulsuz bir mezrasında dünyaya gözlerini açan Metin Yıldırım, koyun çobanlığı, rençperlik ve amelelikle giriştiği yaşam savaşını otel sahipliğine taşıyarak bir başarı öyküsü yazdı.
 

1967 yılında Mardin'in Mazıdağı ilçesine bağlı Küçükköy mezrasında 9 çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya gelen Metin Yıldırım 1985 yılında Adana'ya taşındı. Yıldırım, burada inşaatlarda; amelelik, rençperlik, çiftçilik, hayvancılık işlerinde nerede iş bulursa çalışmaya başladı. Askerlik görevini tamamlayıp döndüğü Adana'da eşiyle tarlada çapa yaparken yaşlı bir adamın söyledikleri hayatının akışını değiştirdi.
 

Daha sonra İzmir'in Foça ilçesine yerleşen ve İzmir'in turistik ilçesi Foça'nın tarihi taş evleri ve dibek kahvesi ile ünlü kırsal mahallesi Kozbeyli'deki otelini Foça Kaymakamı Ali Çetin, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yüksel Akar, Reha Necla Midilli Eğitim ve Yaşlıevi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Çelebi, oyuncu Yüksel Ünal, bazı okul müdürleri ve vatandaşların katılımıyla açan Yıldırım burada yaptığı konuşmada "2018 yılında İzmir Foça'ya geldik. Kozbeyli'yi gördüm, sevdim. Turizm işine karar verdim. Burası o zaman tarlaydı. Çöplük gibi bir şeydi. Böğürtlenler, dikenler sarmış, yamaç bir yerdi; ama ben yıllarca peyzaj işleriyle uğraştığım için 'burayı cennete çevirebilirim' dedim, satın aldım. Zeytin ağaçları vardı birkaç tane. Onlara dokunmadık. Buradaki bitkileri, çiçekleri diktik. Otelimizi, havuzu yaptık. Toplantı salonumuz, restoranımız, 17 tane odamız var. Ferah, güzel, doğa içinde bir bahçemiz var. Ormanın içindeyiz. Cennet gibi bir yer. Denize mesafemiz yaklaşık 1 kilometre. Kır düğünleri de yapabiliriz. Otelimizi yapacağımız arazinin tam ortasında tarihi bir su kuyusu vardı. Kıyamadık. Kapatamadık. Binayı onu kapatmayacak şekilde dizayn ettik. Hala suyu var. Konuklar geldiğinde biz kayıt işlemlerini yaparken onlar etrafında oturup sohbet ediyorlar" şeklinde konuştu.
 

Kendimizi patron olarak hiçbir zaman görmüyoruz, ailece çalışıyoruz

Yıldırım, "Yoksulluktan geldiğimiz için paranın nasıl kazanıldığını iyi biliyoruz. Bu nedenle fiyatlarımızı ucuz tutuyoruz. Kendimizi patron olarak hiçbir zaman görmüyoruz, ailece çalışıyoruz. Gelen misafirlerimizi de inşallah memnun olarak göndermek istiyoruz" diye konuştu.


Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum