Gidecek yerleri olmadığı için otellerde mahsur kalmış durumda olan depremzedelerden biri olan ve Antalya'da bir otelde kalan Güler Doğru depreme Hatay'da yakalandığını belirterek şunları söyledi:
''Bizim evimiz bu haberlere çıkan yıkılan rezidansın hemen ilerisindeydi. Evimiz yıkıldığı için Hatay'dan çıktık sağolsunlar, eksik olmasınlar bizi buraya yerleştirdiler ama ne arayan var ne soran. Otelin 15 Mart'ta bizi çıkaracağı söyleniyor. Onlar da haklı belki de. Bize kimse kaç gün burada olacağımızı söylemedi. Ben ev arayamıyorum. Buradan çıksam nereye gideceğim ne yapacağım onu da bilmiyorum.''
Antalya'ya yaklaşık 50 km uzaklıkta Kemer ilçesindeki bir otele yerleştirildiklerini, burada kendilerine gayet iyi bakıldığını, özellikle de otel çalışanlarının depremzedelere çok iyi davrandıklarını belirten Güler Doğru şöyle devam etti:
''Ama bizim ne yapacağımıza dair bir şey diyen yok. Adeta burada mahsur kaldık. Şimdi biz buraya çok kalabalık geldik. Bir sürü kişi vardı. Ama bu otellerden çıkarılacağız söylentisi başlayınca imkanı olanlar çıktı. Birinin milletvekili tanıdığı varmış onlar bir şey ayarlamış, diğerinin az biraz birikmişi varmış gitmiş ev tutmuş. Peki ya biz? Biz ne yapacağız? Ben hala kendimi evden attığım kıyafetlerimle geziyorum. Üzerimizde kışlık kıyafetler var ve Antalya'da havalar sıcak, kışlık kazakla geziyoruz hala. Ne evimiz kaldı ne de arabamız. Bizim gidip Antalya'da ya da başka bir yerde ev arama şansımız yok ki. Beş kişiyiz. Burada bizi yönlendirecek ya da yardımcı olacak bir organizasyon olması lazım normalde ama yok. Şartlar iyileşmeden geri dönme şansımız da yok. Geride kalan birçok tanıdıklarım uyuza yakalandı, hala şehirde suyu şebekeler akmıyor ve alt yapı tamir edilemedi. Bu şartlarda Hatay'a geri dönmemiz mümkün değil ve bir süre daha kalacak yer bulmak zorundayız.''
Otel sahiplerinin tek derdinin daha çok gelir olduğunu ve depremzedeleri br vadede kapı önüne koyacaklarını söyleyen depremzedelerin kaldığı otelde çalışan Nazlı Ece Mutlu ise konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
''Zaten butik oteller ve istisnalar dışında büyük otellerin hepsi depremzedeler için yüzde 20 kapasite ile kapılarını açtı. Yani şu an depremzedelerden dolayı tam kapasite olan otel yok demek yanlış olmaz. Depremzedeleri çıkaralım otellerden ama turizm geliriyle de yaralarımızı saralım diyorlar. Yani otellere gelen kaynakla depremzedelerin ihtiyaçları arasında doğrudan bir ilişki var mı sahiden? Ne olacak peki? Güya oteller çok kazanacak, sonra çok vergi ödeyecekler sonra iktidar da bunu alıp depremzedelere verecek. Kim inanır buna allah aşkına. Zaten vergi affıyla, şununla bununla türlü vergiden kaçıyor büyük patronlar. Dolayısıyla esas dertleri turist sayısını arttırmak ve gelir elde etmek. Bu sene rekor bir sayı bekliyorlar turizmde. Şubat ayı da geçmiş senelere göre rekor denilecek sayılarda geçti. Böylesi bir tabloda kimsenin depremzedeleri falan gördüğü yok.''
Depremzedeler ise turizm sezonunun başlaması sonrasında otellerden çıkarılmaları durumunda kalacak yer için ve barınma koşullarının sağlanması için yetkililerden haber bekliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: