Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
  • Reklam

Ethem Okudur: ''Bir fikrim var, zayıf kaldığımız turizmi...''

Akay Turizm sahibi Ethem Okudur, koronavirüs salgını sonrasında normalleşme sürecinde turizm sektöründe yaşanan gelişmeler ışığında bir yazı kaleme aldı.

  • Reklam
Ethem Okudur: ''Bir fikrim var, zayıf kaldığımız turizmi...''
31 Mayıs 2020 - 23:30
Reklam

Akay Turizm sahibi Ethem Okudur, koronavirüs salgını sonrasında normalleşme sürecinde turizm sektöründe yaşanan gelişmeler ışığında bir yazı kaleme aldı.

 

Yazılarını kimseye muhalefet olsun diye değil icraat için yazıdığını belirten Okudur, pandemi sürecini en iyi yöneten ülkelerden biri olduğumuz için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya teşekkür ederek başladığı yazısında şunları kaydetti:

 

''Heyecanla açılsa dediğimiz sezon için sadece temenniler yetmiyor. Geçen hafta Baltık operatörümüz 01 Temmuz itibari ile operasyona tekrar başlama kararı almak üzere bir soru sordu, Karantina konusu? Belirsizlik yaşayan ve kendilerine tüm araştırmalarıma rağmen cevap veremediğim bir soru idi. Zira tatil için gelecek olan turistler gerek ülkemizde gerekse geri döndüklerinde kendi ülkelerinde nasıl uygulamalar ile karşılaşacaklar ? Ülkemizi bu konudaki somut tavrını, cevabını bulamayınca Ben ve Kız kardeşim Fahri konsolosları olduğumuz Estonya ve Litvanya Cumhuriyetleri büyükelçilerinden, Eşim de Letonya büyükelçiliğinden konu hakkında yardım istedik, ancak değişkenlik gösteren ve enfeksiyonun stabil hale gelememesinden tatmin edici cevaplar alamadık. Akabinde muhtemel temsilcisi olduğumuz büyükelçilerimiz Turizm Bakanlığımıza bu hafta bir nota vererek konu hakkında ülkemizin tutumunun ve tavrının ne olacağını soracaklar.

 

Havalimanlarında, gelişlerde COVID-19 testi uygulamasının olup olmayacağını konusunda da bazı belirsizlikler yaşandığına dikkat çeken ve ''Ülkeler arası karşılıklı uçuş izinleri verilir iken turistin havalimanına gelmeden veya uçağa alınmadan testini yapılması şartı gündeme getirilmesi daha mı doğru olacak?'' şeklinde yorum yapan Okudur yazısına şöyle devam etti:

 

''Yine konaklama vergileri nasıl uygulanacak? Bir çok operatör 2020 rezervasyonu yapan müşteriyi kaybetmemek adına 2021 yılı aynı dönemine tatilleri ötelemeyi denerken karşımıza çıkabilecek ve cevabı belli olmayan her kafadan bir sesin çıktığı diğer bir konuda 2021'deki yüzde 2 konaklama vergisi uygulamada nasıl olacak. Bunu riske ederek satış yapan acentalar/operatörler ileride bir sürpriz ile karşılaşabilirler mi, zira Sayın Bakanımız ile bu konu ile ilgili , bu yılın ilk çeyreğinde , Belek 'de yapılan toplantıda 2020 uygulaması için bir karara varılır iken 2021 itibari ile her otel satış fiyatına eklesin seklinde olmuştu. Önemli bir diğer konu da uçaklarda yan yana oturup 3 saat geçiren turistleri biz otobüslerimizde maksimum yüzde 50 doluluk kapasitesi ile mi taşıyacağız? Gözüken o, peki bunun maliyete etkisi sebebi ile artan yüzde 100'e yakın artan transfer maliyetini buyurun böylesi bir sezonda talep edin operatörlerden..''

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın seyahat acentalarının otellere ödediği avans ve erken rezervasyon ödemelerinin iadesi için çıkardığı tebliğden faydalanan otellerden dönüş olmadığına dikkat çeken Okudur havayolu olan ve 30'ar milyon dolar katkı alan operatörlerin ve Türk Tur Operatörlerinin önceliği ve desteklenmesinin doğru bir karar olduğunu ancak ülkemize 100 binler getiren yarım asırlık seyahat acentalarına hala bir destek paketi oluşturulmamasının da düşündürücü olduğuna vurgu yaptı.

 

Yazısında normalleşme süreci sonrasında otellerde alınacak tedbirlere rağmen tesislerde bir vaka çıkması durumunda alınacak önlemler ve uygulamaların neler olacağını konusunda da yöneticilerin aklında soru işaretleri olduğuna değinen Okudur şöyle devam etti:

 

''Bir fikrim var, bu soruları, endişeleri bir avantaja çevirebilir miyiz? Türkiye sağlık altyapısı olarak birçok alternatif ülkeye göre ne kadar başarılı olduğunu bu süreçte dünyaya ispatlanmıştır. Özellikle de Antalya’mız bir çok modern hastane ve tıp fakültesine sahiptir. Simdi bölgemize turist gönderen ülkelere, bu destinasyondan gelen turiste konaklama sürecinde oluşan koronavirüs bulaşıcı tespiti halinde tüm sağlık hizmetlerini bedava verelim. Bunun Türkiye’yi ne kadar ön plana itecek bir güç olduğunun tahmin edebilir misiniz? Bunun finansı ne olacak diyeceksiniz, ben naçizane görüşlerimi yazayım herhalde konunun uzmanları bir algoritmik çalışma ile rakamları belirlerler; Sağlık Bakanlığı oluşturacağı bir fon ile ülkemize gelen her turist 15 Euro havalimanında ödemek üzere (bu da kolaylaştırılabilir) enfeksiyon sigortası bedeli ödesin. Bakanlığımız her bölgede standartlarını yeterli bulduğu hastanelerden birer adet tespit ederek uygulanması gereken sağlık terapisi standardını ve maliyetini en uygun şartlarda almayı sağlayacaktır. 1/1000 oranında bir vaka tespitinde 15.000 Euro bir rakam kişi başı tedavi ve vakanın yan etkilerinin kontrolleri için herhalde yeterli olur. Bu konuda fon artı bir gelir elde eder ise de ülkemiz tanıtımına faydalandırılmak üzere Turizm Bakanlığına aktarılsın. Az önce de ifade ettiğim üzere bu rakamları örnek olarak verdim, uzmanları (Sağlık, hukuk, sigorta şirketi ve turizmcilerden oluşan) konunun açılımı ve tespitini daha doğru yaparlar. Yani ülkemizin başarılı olduğu Sağlık sektörü, zayıf kaldığı Turizm sektöründe birbirlerini tamamlayıcı bir destek oluşturabilir, üstüne üstlük bir de gelir imkanı var. Bu hali ile otel işletmelerinin de bundan kaynaklı kaygı ve yükleri de hafifletilmiş olacaktır. Hani birisi çıkar da bu iş bizi batırır der ise, zaten o zaman bu sene hiç turist getirmeye kalkmayalım. 2021' i bekleyelim.''

  • Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum