Hemen her bölgede bulunan ve sayıları on binleri bulan genelikle belediye belgeli küçük oteller, iskana aykırı alanları 50, 100 metrekare bile olsa hesabın bin metrekareden yapılacak olmasına isyan etti.
Hürriyet’ten Aysel Alp'in haberine göre belediye belgeli bir otel sahibi, “Benim otelimin tamamı bin metrekare, iskana aykırı alanım ise 100 metrekare. Bana 20 bin lira ödemem gerekirken, 200 bin lira hesap çıktı. 20 odalı bir otelim, bunu nasıl öderim” dedi.
Bakanlık tarafından Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliğinde yapılan değişiklikle, “Yapı kullanım iznine göre tek bağımsız bölüm olarak kullanılan; otel, alışveriş kompleksi, hastane, imalathane ve benzeri yapılardaki aykırılıklarda, yapı yaklaşık maliyet bedeli aykırılıktan dolayı meydana gelen alan üzerinden hesap edilir. Yapılan aykırılık neticesinde herhangi bir alan kazanılmamışsa veya kazanılan alan bin metrekare ve/veya bu miktarın altında ise yapı yaklaşık maliyet bedeli bin metrekareden hesap edilir” hükmü getirildi.
Tebliğ değişikliğiyle hesabın kaçak alan üzerinden yapılacağını duyunca çok sevindiklerini belirten küçük otel sahipleri “Haberi alır almaz belediyeye gittik. Bize hesabı yine 200 bin lira çıkarınca şaşırdık. Meğerse bizim gibi küçük oteller, iskana aykırı alanımız kaç olursa olsun, bin metrekareye tamamlanacakmış. Alınan bu karar değişikliği ile 500 büyük oteli rahatlatırken, on binlerce küçük oteli zor durumda bıraktılar. Biz 20 bin lira ödememiz gerekirken, niye 200 bin lira ödeyelim. Bu adaletsizliğin düzeltilmesini istiyoruz” dedi. Bir bakanlık yetkilisi ise kimin ne kadar aykırılığı varsa hesabın bunun üzerinden yapılması gerektiğine dikkat çekti.
Yapılan değişikşikkle bir yanlışın da İstanbul’da tarihi yarımadaya ilişkin olduğunu belirten yetkili, “Tarihi yarımada sınırı çiziyorsun ama bilimsel bir çizgi değil bu. Çizginin dışında, iki adım ötede eski eserler, arkeolojik alanlar, binlerce tescilli yapı var, onlar affa giriyor. Çizginin içinde kalan tüm otellere, tescilli olsun olmasın, imar barışından yararlanamazsın, deyip mağdur ediyorsun. Hak kaybı oluşuyor. Sirkeci’de normal bina affa giremiyor. Bunun gibi tarihi yarımada içinde bin tane otel var ve yaklaşık 400 tanesi sıkıntı yaşıyor. Belediye, onları mühürlemekle, kapatmakla uğraşıyor oysa ülkenin cari açığının kapanmasında katkı sağlıyor ve döviz getiriyorlar ve tarihi de değiller. Bu yanlışın düzeltilmesi için tarihi yarımadada sınır çizmek yerine ‘2863 sayılı yasaya göre tescilli yapılar hariç’ denilerek imar barışından yararlanmalarına izin verilmeli” dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: