Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizim orta boy şehrimizin nüfusu kadar yerden onca sporcu, sanatçı, bilim insanı çıkabiliyorken, Türkiye’nin 81 milyonluk demografik varlığı ile bunların gerisinde kalıyor olmasını anlayabilmek, hazmetmek mümkün değil” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk tarihi, edebiyatı, dili, plastik sanatları, mimarlık, arkeoloji, müzik ve sahne sanatlarının yanı sıra halkbilim, tiyatro, opera, bale, sanat tarihi, fotoğrafçılık, sinema ve kütüphanecilik alanlarında bugüne kadar çok sayıda isim ve kuruluşa verilen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerine 2017 yılında sahip olan isimlerden övgü ile bahsetti. Erdoğan, “Türk sinemasının bir dönemine senarist ve yönetmen olarak damgasını vurmuş olan Sefa Önal elbette bu alanda ödüle ziyadesiyle layıktır. Kanun sazını icrası ve araştırmacı kişiliği ile Türk sanat müziğimize çok önemli katkılarda bulunmuş olan Cüneyt Kosal elbette bu ödüle ziyadesiyle layıktır. Osmanlı sanat tarihine olan vukufiyeti genç nesillere de örnek olan Nurhan Atasoy elbette bu ödüle ziyadesiyle layıktır. Tasavvuf tarihinin yanı sıra geniş bir alanda nitelikli eserleri ile mümbit bir kalem olan Süleyman Uludağ hocamız elbette bu ödüle ziyadesiyle layıktır. Geleneksel ve çağdaş sanat eserlerini ülkemizin her köşesine taşıma konusundaki gayretini yakından bildiğimiz Baksı Müzesi bu ödüle elbette fazlasıyla layıktır” diye konuştu.
“Kültür ve sanat en az ekonomi ve savunma sanayi kadar önemlidir”
Bu tür ödüllerin kendi alanlarında zaten şevk, gayret, heyecanla çalışan, üreten insana dair en önemli yetenek olan eser ortaya koyma becerisini gösteren kültür ve sanat insanlarına millet ve devlet olarak şükranın bir ifadesi olduğunu söyleyen Erdoğan, “Ödül için çalışılmaz ama yapılan güzel işlerin ödüllendirilmesi de bir vefa borcudur. Bu gün bu borcumuzun 2017 faslını ödemek üzere buradayız. Milletler için kültür ve sanat en az ekonomi ve savunma sanayi kadar önemlidir. Ekonomi ve savunma sanayi sizin dünyanın somut güçleri ile olan güçlerinizde belirleyicidir ama kültür ve sanat da somut olmayan unsurlar karşısındaki konumunuzu tayin eder. Bu ikisi birlikte bir ülkeyi ve milleti yükseltir. Türkiye’nin 2023 hedeflerinin somut unsurları için gece gündüz çalışırken kültür ve sanatı da asla ihlal edemeyiz. Bakınız büyük mütefekkir Cemil Meriç ne diyor, ‘Zavallı Türk aydını batılı dostları alınmasınlar diye hazinelerini gizlemeye çalışır, sonra unutur hazineleri olduğunu düşmanın putlarını takdis eder, hayranlıklarını benimser. Dev bu arada papağanlaşır.’ Biz Türk milleti olarak asla papağanlaşmayacağız. Bunun için önce kendi hazinelerimize sahip çıkacağız. Bize unutturulan ve unutturulmaya çalışılan tüm hazinelerimizi keşfederek adeta ortaya bir envanter koyacağız. Bu büyük birikimin ışığında geleceğe bırakacağımız yeni hazineleri üretmenin gayreti içinde olacağız. Baksı Müzesini, Odunpazarı Müzesini böyle görüyorum” şeklinde konuştu.
Türk tarihi, edebiyatı, dili, plastik sanatları, mimarlık, arkeoloji, müzik ve sahne sanatlarının yanı sıra halkbilim, tiyatro, opera, bale, sanat tarihi, fotoğrafçılık, sinema ve kütüphanecilik alanlarında bugüne kadar çok sayıda isim ve kuruluşa verilen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerine 2017 yılında; Cüneyt Kosal (Mûsikî), Safâ Önal (Sinema), Prof. Dr. Nurhan Atasoy (Sanat Tarihi), Prof. Dr. Süleyman Uludağ (Tasavvuf Tarihi) ile Baksı Müzesi (Kültür ve Sanat Kurumu) layık görüldü.
Yorumlar
Kalan Karakter: