6326 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereğince, mesleğe kabul için yerine getirilmesi gereken uygulama eğitim gezilerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gözetimi ve denetimi altında organize edildiğini ancak 06.02.2023 tarihinde Pazarcık/Kahramanmaraş merkezli olarak gerçekleşen depremde rehber adaylarının konakladığı Adıyaman İsias Otel'in yıkılması sonucunda pek çok rehberin göçük altında kaldığını belirten Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Başkanı Hakan Eğinlioğlu söz konusu olay nedeniyle otuz meslektaşlarının vefat ettiğini on iki meslektaşlarının ise yaralı olarak kurtulabildiğini söyledi.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin E. 2020/12133, K. 2022/10714, T. 27.12.2022 sayı ve tarihli kararında 3194 Sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiğini kaydeden TUREB Başkanı Eğinlioğlu konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:
''Bu konuda denetim görevini yerine getirmeyen fenni mesul mimar ve mühendisin binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sanık olarak sorumlu olduğu, binanın sahibi ve müteahhidinin, binanın yapımına başlandığı andan itibaren, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından, binanın yapımından sorumlu olduğu ve kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sanık olarak sorumlu olduğu, depremde yıkılan binadan alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlayamadığı, etriye aralığı açısından ve binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, bilirkişi raporu ile proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde de farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde çimento hamuru-agrega arasında aderans çözülmesi olduğunun belirlendiği, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanıkların yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve bitimi aşamasında, üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu hüküm altına alınmıştır. Alıntı yapılan emsal nitelikteki karar gereğince, meydana gelen deprem nedeniyle yapının yapımı ve denetimi aşamasında gerekli özeni yerine getirmeyen idarecilerin de hukuki ve cezai sorumlulukları bulunduğu ortadadır.''
Türkiye'nin bir deprem bölgesi olması ve 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen depremlere benzer depremlerin daha sonra da olacağının pek çok bilim adamı tarafından dile getirildiğini hatırlatan Eğinlioğlu şöyle devam etti:
''Bu nedenlerle, meslektaşlarımızın görevini icra ederken sürekli otellerde konaklamak zorunda olmaları ve önümüzdeki dönemlerde icra edilecek uygulama gezilerinde konaklanacak otellerin güvenli olarak inşa edilip edilmediğin bilinmesi biz turist rehberlerinin ve turistlerin can güvenliği açısından ve ülke turizmi açısından önem arz etmektedir. Açıklanan tüm bu nedenler gözetilerek, otel olarak işletilen tesislerin yapı güvenliğinin ivedilikle denetlenmesi, uygun olan ve olmayan otellerin Birliğimiz ve kamuoyu ile paylaşılması konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ilgili birimlerine, TÜROB, TÜROFED, TÜRSAB, TMMOB ve Türkiye Belediyeler Birliği’ne yazı yazılmıştır.''
Yorumlar
Kalan Karakter: