Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
  • Reklam

Türkiye'nin turizmdeki kaybı 25 milyar dolar! İşte turizmcilerin yorumları

Yeni ekonomik programı açıklayan ve turizmdeki kayıpla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak turizmdeki kaybın 25 milyar olduğunu söyledi.

  • Reklam
Türkiye'nin turizmdeki kaybı 25 milyar dolar! İşte turizmcilerin yorumları
01 Ekim 2020 - 11:29
Reklam

Yaz sezonunda koronavirüs nedeniyle günde en az 120 milyon dolar kaybeden ve ülkelerin getirdiği seyahat kısıtlamaları nedeniyle büyük bir darbe alan Türkiye'yi Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ziyaret eden turistlerin sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 81,5 geriledi.

Geçen yıl yaz aylarında Türkiye'yi ziyaret eden 20 milyonu aşkın turist, kişi başı ortalama 666 dolar harcama yaparken bu yıl Haziran-Ağustos döneminde Türkiye'ye gelen turist sayısı 3,7 milyona geriledi. 2019 yılındaki ortalama harcama miktarı baz alınarak 2020 geliri için bir hesaplama yapılırsa yaz aylarında turizm gelirinde 11,1 milyar dolarlık bir kayıp olduğu görülüyor. Bu da üç aylık dönem boyunca sektörün her gün en az 120 milyon dolar kaybettiğini gösteriyor.



2019 yılında 40 milyar dolar olan turizm gelirinin bu yıl en iyi ihtimalle 13-15 milyar dolar olarak gerçekleşeceğini söyleyen ve Türkiye'nin diğer turizm ülkelerine nazaran daha iyi bir performans sergilediğini ifade eden Kültür ve Turizm Bakanlığı kuruluşu Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi ve Anadolu Ankara Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Birol Akman "Pandemi süreci her ülkeyi hazırlıksız yakaladığı gibi ekonomik olarak da kötü etkiledi. Biz de Türkiye olarak bu süreçten ekonomik olarak olumsuz etkilendik. Ama Bilim kurulu ve burada aldığımız turizmle ilgili hızlı kararlar ve tedbirlerle özellikle de bu süreçte oluşturduğumuz güvenli sertifikasyon belgesiyle rakiplerimiz olan diğer turizm ülkelerine göre daha başarılı bir grafik çizdik.'' dedi.

Bu önlemlerin sektörü ekonomik olarak tam anlamıyla rahatlatmadığını ancak yaralara bir nebze de olsa merhem olduğunu kaydeden Akman ''Ekonominin kötü olduğu bu dönemde birçok otel mali sıkıntıya girdi. Devletin vermiş olduğu Kredi Garanti Fonu (KGF) destekli uzun dönemli krediler nispeten birçok otelimizi rahatlattı ama bir kısım otellerimizi de iflastan kurtarmaya yetmedi." ifadelerini kullandı.



2020 yılının turizm verilerinin önceki yıllarla kıyaslanmaması gerektiğini düşündüğünü belirten ve bu yıl turizm sektörünün öncelikli hedefi, kapanan işletmelerin yeniden açılıp bir biçimde ticari faaliyetlerine devam etmesi olduğunu kaydeden ​​​​​​​Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Erkan Yağcı ise şunları söyledi:


"Seyahat kısıtlamalarının yaşandığı bir dönemden geçtik. Güvenli turizm sertifikası çerçevesinde özellikle haziran sonu itibariyle işletmelerimizi açtık ve bugüne kadar geldik. İç turizmle başlayan ve dış turizmle de desteklenen bir turizm sezonumuz var. Türkiye bu dönemde hem kamuda hem de özel sektörde yapılabilecek her türlü çalışmayı yaparak, güvenli turizm sertifikasıyla önemli bir iş başarıp turizm faaliyetini kısıtlı da olsa başlattı. Bu yılı geçen yıl ile kıyaslamamak lazım, bu seneki önceliğimiz işletmelerimizi açıp ticari faaliyetimizi devam ettirmekti."

Kıyı bölgelerindeki otellerin deniz tatili açısından çok kötü bir sezon geçirmediğini söyleyerek, İstanbul ve Ankara'daki gibi şehir otellerinin daha fazla etkilendiğini belirten Küçük Oteller Derneği Başkanı Ertan Ustaoğlu deniz kenarındaki otellerde yüzde 50 ila 75 arası değişen doluluk yaşandığını belirtirken, şehir otellerinde bu oranın yüzde 25'te kaldığını ifade ederken, birçok şehir otelinin bu sebeple kapalı olduğunu, yıl başına kadar bu tablonun süreceğini aktardı.

Sahil bölgelerindeki butik olarak da tarif edilen küçük otellerde yabancı ziyaretçilerden ziyade yerli ziyaretçilerin konakladığını söyleyen Ustaoğlu, "Bodrum bu sene tamamen yerli pazara çalıştı. Yerli Pazar da olmasa durum küçük oteller açısından pek iyi olmazdı. Özellikle Antalya bölgesine beş yıldızlı otellere ilk önce Ruslar gelmeye başlamıştı. Daha sonra İngilizlerin Muğla ve Antalya civarındaki otellere gelmesiyle hareketlenme yükseldi. Daha çok Almanlar, İngilizler, Ruslar ve Ukraynalılar ziyaret etti. Tabii bunlar tatmin edici seviyelerde değildi ama yine yine de özellikle Antalya civarındaki oteller bu sene iki-üç ay fena iş yapmadı." ifadelerini kullandı.


  • Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum