Turizm sektörünün haber radyosu turizm FM'in haberine göre Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1964 yılında ulusal bir proje yarışması sonrasında inşa edilerek 1972 yılında açılan Antalya Arkeoloji Müzesi'nin yıkımına ve yerine yeni bir müze yapımına karar verilmesi sonrasında kentte müze tartışması başlarken bazı sivil toplum örgütleri müzenin yıkılması veya kısmen korunması, özellikle de müze alanının yanındaki Karayolları ve Meteoroloji bölge müdürlüklerinin kullandığı araziler ve kuzeyindeki Uygulama Oteli'nin Antalya Müzesi'ne dahil edilmesini istiyor.Mevcut binanın yıkımı ve projeye yönelik tartışmalar sürerken, müzenin ziyarete kapatılacağı tarih de belli oldu. Ayrıca Antalya Rölöve ve Anıtlar Bölge Müdürlüğü tarafından da müzenin taşınmasına yönelik ihalenin yapıldığı açıklanırken Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü internet sitesinden yapılan antalya müzesi Hakkında başlıklı resmi duyuruda ''Bakanlığımıza bağlı birimimiz Antalya Müzesi 16 Temmuz 2025 tarihinden itibaren ziyarete kapalı bulundurulacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.'' ifadelerine yer verildi. KONSEYDEN BÖLGE MÜZESİ ÖNERİSİ Mevcut yapının orijinal değerleriyle korunmasını önceleyen ulusal proje yarışması ile müzenin doğusunda karayollarına, kuzeyde ise uygulama oteli olarak kullanılan geniş alanlarla büyütülerek, gerçek bir bölge müzesi düzeyine gelebileceği ifade edilen Antalya Kent Konseyi bünyesindeki Kültürel Miras, İmar Planlama, Altyapı ile Kültür ve Sanat çalışma gruplarının ortak raporunda mevcut müze yapısının korunmasıyla birlikte, iki aşamalı ulusal mimari proje yarışması yoluyla Müze Kompleksi tasarımının elde edilmesi önerisi sunuldu. Bugün gelinen noktada, müzenin yıprandığı ve teknolojik olarak yetersiz kaldığını kabul ettiklerini belirterek Arkeolojik eserlerin çağdaş koruma yöntemleriyle muhafaza edilmesi, iklimlendirme, ışık kontrolü, güvenlik ve dijital altyapı gibi unsurların artık kaçınılmaz olduğunu kaydeden Antalya Turistik Otelciler Pansiyoncular Derneği Başkanı Alp Özel şu açıklamalarda bulundu:''Özellikle binlerce yıllık emeğin ve tarihin temsilcisi olan bu paha biçilemez eserlerin gelecek kuşaklara sağlıklı bir biçimde aktarılması en büyük sorumluluğumuz. Bu noktada, örnek alınması gereken güçlü bir model karşımızda duruyor Büyük Mısır Arkeoloji Müzesi. Biz de Antalya'da, EXPO alanını sadece bir park değil, dünya çapında ses getirecek 'Yeni Büyük Antalya Arkeoloji Müzesi' için bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Mevcut müzenin özgün mimari değerine sadık kalınarak ya da bu tasarıma atıfta bulunan çağdaş mimarlık anlayışıyla restore edilmesi, korunması ve yeniden işlevlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Böylece hem kültürel mirasımıza sahip çıkar, hem de kent belleğini yok etmeden gelecek vizyonumuzu kurabiliriz. Antalya, geçmişiyle övünürken, geleceğini bilim, sanat ve kültürle inşa edebilecek güce sahiptir. Son yıllarda gece müzeciliği ile ziyaretçilerin ilgisini çekmeyi başardık; artık müzecilikte çıtayı çok daha yükseğe taşıma zamanıdır. EXPO alanında kurulacak 'Büyük Antalya Arkeoloji Müzesi', şehre gelen turist profilini doğrudan etkileyecek, yalnızca EXPO alanına değil, şehir merkezindeki pansiyon ve otellere de doğrudan katkı sunacaktır. Şehir merkezinden EXPO'ya kadar uzanan tramvay hattı ile ziyaretçiler bu kültürel deneyime kolayca ulaşabilecek, kentimizin ekonomik ve sosyal dokusuna yayılacaktır.'''DEPREME DAYANIKSIZ' BELGESİ AÇIKLANSIN'Müzenin yıkımına karşı çıkan Müze Çalışma Grubu adı altında bazı akademisyenler ve sivil toplum örgütleriyle birlikte hareket eden, mevcut binanın yıkılmasına gerekçe gösterilen, depreme karşı riskli yapı olduğuna dair 5 yıl önce alındığı söylenen belgeye ulaşılamadığını açıklayan, böyle bir belge varsa acilen incelenmek üzere kamuoyu ile paylaşılmasını isteyen Kültür Sanat Sen Antalya Bölge Başkanı Dr. İrfan Kuruüzüm ise şu değerlendirmelerde bulundu:''Alınan yıkım kararının uzmanlık alanındaki meslek odaları, STK, üniversite, sendika, çalışanlar ve Antalya kamuoyu ile paylaşılmaması eksiklik olarak görülmektedir. Müzenin yıkım sürecinde bile birçok belirsizlik ve bilinmezlik var. Müze sergi salonlarında sergilenen ve depolarda muhafaza edilen yüzlerce paha biçilemez eserin hangi işlemlerden geçerek paketleneceği, nasıl taşınacağı nerede korunacağı konusunda tam bilgiye sahip olmayan, detaylı bilgi verilmeyen çalışanlar huzursuz. Yıkım öncesi arkeolojik eserlerin taşınması, saklanması ve korunması süreçlerinde uluslararası güvenli taşınma ve saklama standartlarına uygun hazırlıkların yapılmadığı görülmüştür. Yıkımın, konunun tüm tarafları bilgilendirilmeden, görüşleri alınıp değerlendirilmeden ben yaptım oldu mantığı bir dayatmayla başlatılması halinde çalışanlarda ve arkeolojik eserlerde geri dönülemez hasarlar oluşturacağı kaçınılmazdır. Yıkım işinin detaylı bir çalışma yapılana kadar durdurulmalı ve/veya bu sakat projeden vazgeçilmesi gerekmektedir.''
İLGİLİ HABER
Türkiye'den 3 müzeye Avrupa Yılın Müzesi ödülü!İLGİLİ HABER
Müze ve ören yerleri ziyaretçi akınına uğradı!İLGİLİ HABER
Diyarbakır Cezaevi müze oluyor!