Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
  • Reklam

Türkiye'nin sağlık turizm merkezinde ʹʹDoktorun Oteliʹʹ

  • Reklam
Türkiye'nin sağlık turizm merkezinde ʹʹDoktorun Oteliʹʹ
28 Mart 2017 - 08:54
Reklam
  Röportaj : Şefika Onur AKATAY Haymana’da bulunan Doktorun Oteli tam anlamıyla bir termal ve sağlık tesisi…Ankara’nın hatta Türkiye’nin sağlık turizminde, kaplıca tedavisi konusunda önemli bir yere sahip.     Sahibi Ali Cenk Yorulmaz ile Turizm Haber Merkezi olarak hem tesis hakkında, hem de turizm konusunda keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…       Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? Başkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunuyum. Mezuniyetimden sonra 2 sene mühendislik yaptım. İşletmemizi sağlık turizmine çevirmeye karar verdikten sonra Kızılcahamam’da bir otelde işe başladım ve farklı departmanlarda çalıştım. Turizmle tanışmam bu şekilde gerçekleşti. Zamanla sektörün eğitim ve donanım isteyen bir sektör olduğunu görünce İsviçre’de Otel Yönetimi üzerine yüksek lisans yaptım. Buradan mezun olduktan sonra Amerika’nın sayılı üst düzey otellerinden birinde çalışmaya başladım. Sonunda Haymana’daki otelimizi geliştirmek için Türkiye’ye döndüm. Şimdi ise Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği (ATİD) Sağlık Turizmi Komisyonu Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu Denetim Kurulu Üyesi olarak sektörde hizmet vermeye devam ediyorum.   Doktorun Oteli’ni anlatır mısınız bize biraz? Nasıl bir konseptte hizmet veriyor? Doktorun oteli bundan yaklaşık 15 sene önce kuruldu. İlk kurulduğu sene huzurevi olarak hizmet veriyorduk. Fakat sonrasında gerek Haymana Belediyesi gerekse turizm camiasındaki önemli büyüklerimizin önerileri ile otele çevirmeye karar verdik. Türkiye’nin sağlık turizmi kapsamında tesislere ihtiyacı olduğunu düşünmemiz bunda önemli bir etken. Bizler Doktorun Oteli olarak konuklarımıza uzman doktorlar kontrolünde kaplıca tedavisi uyguluyoruz. Müşterilerimize ücretsiz muayene ile kişiye özel bir tedavi programı çıkarıyoruz. Bu programları uzman doktorlar ve fizyoterapistler uyguluyor. Türkiye’de bu hizmeti sunan sayılı işletmelerden bir tanesiyiz. Tüm bunların yanı sıra otelimizde, akupunktur, sülük tedavisi, hipnoterapi gibi tamamlayıcı tıp uygulamalarını da entegre bir şekilde müşterilerimize sunuyoruz. Bel, boyun fıtığı, kireçlenme, sebebi belli olmayan ağrılar gibi rahatsızlıklarda başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Haymana’nın dışında Antalya Kemer’de de bir şubemiz mevcut.   Sektörün içinden bir göz olarak sizce Türkiye’de otelcilik ne seviyede? Türkiye’de Dünya standartlarının da üzerinde birçok otel var. Özellikle ülkemizin kıyı şeritlerinde bu nitelikte çok sayıda üstün kalitede otellerimiz var. Ülke olarak üç tarafı denizlerle çevrili konumumuz Türkiye’yi turizmde vazgeçilmez bir destinasyon haline getiriyor. Bu sebepten turizm sektörü artık çok daha tecrübeli. Yurtdışında, bizim kıyı şeritlerindeki yüksek standartlardaki gibi bir otelde konaklayabilmeniz için ya meşhur bir futbolcu ya da bir Hollywood yıldızı olmanız gerekiyor.   Elbette seyahatlerinizde başka otellerde konaklıyorsunuz. Siz bir otele gittiğinizde nelere dikkat edersiniz? Sektörün içinde olduğum için kendi işletmelerimizde dikkat ettiğim her şeye diyebilirim. Temizlikten çalışanların tavrına, çarşafların serilme tarzından aydınlatmaya kadar her detaya bakıyorum. Farklı mekanlar görmek çok güzel fikirler de veriyor. Bu nedenle gittiğim yerlerde hoşuma giden detayların fotoğraflarını çekiyorum, bu konuda oluşturduğum bir arşivim bile var.   ATİD üyesisiniz. Derneğin faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? ATİD şu anda genç ve dinamik bir kadroya sahip. Bu sayede farklı ve güzel fikirler ortaya atılıyor ve dinamik çalışma ortamıyla fikirlerin eyleme dönüşmesi son derece hızlı gerçekleşiyor. Ankara’nın ATİD gibi bir yapıya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu yapı şu anki çalışmalarıyla Ankara’ya ciddi faydalar sağlıyor. Günümüzde turizm yalnızca otelcilikten oluşmuyor. Sağlık turizmi ayağını düşünürsek devreye hastaneler ve spa merkezleri de giriyor. Ankara sağlık turizmi açısından son derece önemli bir potansiyel içeriyor. ATİD ise bu noktada var olan potansiyeli öne çıkarmak ve tanıtmak adına projeler üretiyor.   Ankara ve İç Anadolu bölgesinin turizm potansiyelini hakkında neler söylersiniz?  Sizce Ankara ve civarında bir tur düzenlense nereler görülmeli? Ankara diğer turistik bölgelere nazaran biraz farklı. Ankara’da deniz yok. Fakat başkent oluşundan kaynaklı kültür ve siyaset turizmi var. Bunun yanına bir de sağlık turizmini eklediğimizde Ankara’nın müthiş bir potansiyele sahip olduğunu kimse göz ardı edemez. Ankara’ya kültür turizmi penceresinden baktığımızda Hamamönü tarafında Altındağ Belediyesi’nin yaptığı rekrasyon çalışmaları o bölgeyi son derece ilgi çekici hale getirdi ve mutlaka görülmeli diye düşünüyorum. Akabinde Altınköy, Anadolu insanının yaşamını açık hava müzesi şeklinde sergileyen önemli bir diğer nokta. Ankara’da bir de vazgeçilmezimiz olan Ankara Kalesi ve Roma Hamamı var. Tüm bunların yanı sıra görülmesi gereken çok önemli Anıtkabir gibi, Anadolu Medeniyetler Müzesi gibi müzelerimiz de var. Ankara ayrıca sağlık turizminin adeta başkenti. Çevre ilçelere baktığımızda kaplıca bölgeleri olan Haymana, Ayaş, Kızılcahamam, Beypazarı gibi cennet noktalarımız var. Bizler özellikle Ankara’daki potansiyeli kullanamıyoruz. Sağlık turizmi açısından kaynaklarımız çok fazla. Özellikle hastanelerimiz her türlü ihtiyaca cevap verecek donanım ve ekipmana sahip. Tıp alanındaki tecrübelerimiz göz ardı edilemez. Sağlık alanındaki işlemlerin ücretlerinin düşüklüğü de tercih sebepleri arasında. Sağlık turizmi için gerekli her şeye sahibiz. Sahip olduğumuz bu fırsatları kullanabilmemiz için deyim yerindeyse güçlü bir sacayağı oluşturmalıyız. Bunun bir ayağı oteller, bir ayağı hastaneler, bir ayağı ise acenteler. Biz ATİD olarak bu üçlüyü bir araya getirmeye çalışıyoruz.   Travel Expo Ankara hakkında neler söylersiniz? Ankara’da turizm sektörü, başkent oluşumuz sebebiyle önde geliyor. Turizm fuarları da olmazsa olmazlarımızdan bir tanesi. Bu fuarlar hem biz otelciler, hem acentalar, hem de seyahatçiler için inanılmaz bir fırsat niteliğinde. Ankara’yı hedef kitle olarak gören turizm firmaları bu fuarda yerini aldı. Ankaralılarsa bu fuarları çok seviyor. Kentimizin tanıtımı için bu fuar bulunmaz bir fırsat. Turizm fuarımıza ATİD olarak tam destek veriyoruz. Her yıl daha da gelişeceğine inandığımız bu fuarın Ankara ve ilçelerine katkısı her geçen gün artacaktır.   Ülkemize ziyaretçi çekmek için önerileriniz neler? Tanıtım ne iş yaparsanız yapın en önemli olgu. Turizmde de marka bilinirliği birçok faktöre bağlı olarak gelişiyor. Ülke tanıtımı, kent tanıtımı, lokasyon tanıtımı hep iç içe kavramlar. Türkiye bugün birçok konuda olduğu gibi turizmde de segmentini büyütmek istiyorsa tanıtım kanallarını etkin kullanmalı. Etkin ve etkili hizmet anlayışı turizmde mutlaka kendisini göstermeli. Turizm çok parçalı segmentlerin bir araya gelmesinden oluşuyor. Bir tarafta hizmet kalitesinin artması diğer tarafta temalı otellerin kendisini göstermesi diğer tarafta yiyecek içecek departmanlarının dünya çapında hizmet vermesi gerekmektedir. Bu zincirlerin biri eksik olursa turizmde de alacağımız mesafe o derece noksan olur.   Turizm öğrencilerine kariyer ve iş hayatı konusunda iletmek istediğiniz bir mesaj var mı? Turizme gönül vermekle başlıyor her şey.Eğer bu sektörde severek canla başla çalışırsanız turizmde gelemeyeceğiniz nokta yoktur. Yabancı dil, entelektüel birikim, ince yaşam zevkleri, yaşam kalitesi gibi faktörleri göz ardı etmezseniz istediğinizi elde edersiniz.
  • Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum