Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

TÜROB Başkanı Eresin konaklama sektörünün taleplerini açıkladı

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin ve TÜROB yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla salgın sürecinde turizm ve konaklama sektörünün durumu ile sektörün beklentilerinin ele alındığı toplantı gerçekleştirildi.

Reklam
TÜROB Başkanı Eresin konaklama sektörünün taleplerini açıkladı
22 Eylül 2021 - 17:13
Reklam
Toplantıda konuşan ve 2020 yılını Türkiye ortalamasında bir önceki yıla göre yüzde 51 gerilemeyle sadece faaliyete açık olan otellerde yüzde 36 dolulukla kapattıklarını hatırlatarak, doluluğun geçen yıl İstanbul'da yüzde 56 gerilemeyle yüzde 37 olduğunu anımsatan TÜROB Başkanı Eresin 2021’in ilk 8 ayında Türkiye'nin otel doluluklarının yüzde 32 artışla yüzde 44,7 yükseldiğini söyledi.

Ağustos ayında otel doluluklarının da 2020 yılının aynı ayına göre yüzde 70,1 artarak yüzde 71'e ulaştığını, İstanbul’da ise 2021'in ilk 8 ayında otel doluluklarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,5 artışla 44,1'e, Ağustosta otel doluluklarının ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 101 artışla 74,9 yükseldiğini belirten Eresin ''En büyük rakiplerimizin ve en büyük pazarlarımızın aynı anda yer aldığı Avrupa’ya baktığımızda Ağustos ayında doluluk ortalaması yüzde 64,1 olurken, ilk 8 ayda yüzde 36,7 oldu.'' dedi.

Konaklama sektöründe yatırımlar açısından bu yılın ilk 7 aylık döneminde 9 bin 214 yataklı 64 otel projesi için 1 milyar 225 milyon TL’lik teşvik başvurusu yapıldığını, geçen yılın ilk 7 aylık döneminde toplam 13 bin 724 yataklı 62 otel projesi için 1 milyar 796 milyon TL’lik yatırım teşvik başvurusu yapıldığını hatırlatan Eresin şöyle devam etti: ''Proje sayısı artsa da yatırım miktarlarında düşüş söz konusu. Yaşanan süreç dikkate alındığında yatırımcıların yeni yatırım için koşulların düzelmesini beklediği ve yatırım planlarının ertelendiğini söyleyebiliriz. Yatırımcılar doğal olarak ihtiyatlı. Yatırımlarda üç yıldız ve butik otel tercihleri arttı. Antalya ve İstanbul yine en fazla yatırım alan şehirler oldu. Bazı bölgelerde yatırım fazlası söz konusu. Türkiye’de dolulukların belli bölgelerde belli oranlara gelmeden otel yapımına izin verilmemeli.''

Salgın sürecinin konaklama sektörünü ve sektör çalışanlarını olumsuz etkilediğini ifade eden Eresin, şöyle konuştu:

''Bu süreçte kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği gibi destekler çalışanlara nefes oldu. Yaşanan her kriz sektörümüzdeki kalifiye insan kaynağımızı olumsuz etkiliyor. Pandemide de bunu yaşadık. Ancak umut verici bir gelişme olarak, son 1-2 aydır konaklama sektöründe istihdam talebinde canlanma başladı. Oteller daha az misafir için planlama yapmış, ona göre de personel planı yapmıştı ama bugün itibarıyla İstanbul’da hemen her otel nitelikli personel arıyor. Hemen her departmanda nitelikli iş gücüne ihtiyaç var. Tamamen kapanan veya el değiştiren otel sayısın çok az. Bunu da Türk ve dünya turizminin en zor döneminde dahi hem hükümet destekleri hem de kendi öz kaynaklarıyla ayakta kalması açısından sektörün bir başarı öyküsü olarak tarihe not düşebiliriz.''

TÜROB Başkanı Eresin turizm ve konaklama sektörü olarak acil çözüme kavuşturulmasını bekledikleri konulara ilişkin şunları kaydetti: ''Konaklama Sektörü için KDV indirim uygulamasının 2022 yılı mayıs ayına kadar uzatılması yararlı olacaktır. Özellikle salgından zarar gören sektörlerin desteklenmesi amacıyla, Cumhurbaşkanı kararlarıyla, 30 Eylül 2021 tarihine kadar KDV oranı konaklamada yüzde 8’den yüzde 1’e, yeme ve içmede ise yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmişti. Yeme, içme ve ulaştırma sektöründe önemli oranda toparlanma sağlandı. Turizm sektörü içerisinde konaklama sektörümüzün yaşadığı olumsuz süreç dikkate alınarak KDV indiriminin 2022 yılı mayıs ayına kadar uzatılması önemli ve gerekli görüyoruz. Ayrıca, sektörün yaşadığı olumsuz süreç dikkate alınarak 1 Ocak 2022 tarihi itibarıyla uygulamaya konulacak 'konaklama vergisi' ertelenmelidir. Eximbank veya Kamu bankalarımız aracılığıyla, turizm işletme belgeli tesislere kısa-orta vadeli işletme kredi programı ile ilk 2 yılı ödemesiz dönemli 5 yıl vadeli düşük faiz oranlı kredi kullandırılması, vadesi dolan, rotatif ve spot kredilerin KGF kredisine dönüştürülerek yeniden yapılandırılması, taksit dönemi gelmiş KGF kredilerinin ödeme süresinin 6 ay süreyle ertelenmesi, KGF kredilerinin kamu ödemelerinde de kullanılması, işletmelere mevcut maaş, SGK ve kamu ödemeleri toplamının bir yıla eşit tutarı oranında KGF miktarı tanımlanması şartları yer almalıdır."





Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum